Yurdun dört bir yanından “emeklilerle” ilgili çok ilginç, ilginç olduğu kadar pişkin ve garibanlık kokan, biraz da yaşlılara karşı saygından uzak açıklamalar peş peşe yapılmaya başladı. Karşısındakilerin toplumun büyükleri ve yaşlıları olduğu unutulmuş gibi ağzı olan herkes konuşuyor.

Örnek mi? Örnekten bol ne var?

Çok değişken ve asker selamından pek de anlamayan bir vekil, “Sen kendini; İsviçre’de mi, yaşadığını sanıyorsun?” diyerek emeklisinin aklıyla tek başına halay çekebiliyor.

Yönetimin yetkisiz ama etkili olan ortağının bir il başkanından; sanki anne terliği yemişçesine yaptığı açıklama,“Anam bile emeklilerin halini çözemezseniz; sandıkta cevabını alırsınız” diyor.

“Garibanlardan oy almak” deyimi ise emeklilerin üzerine yeni yapıştırılmış harika bir sıfat gibi duruyor. Vekil kadından emekli büyüklerine yapılan harika bir gönderme.

Ağzınıza sağlık!

İşi gereği emeklileri çok yakından takip eden değerli SGK Başkanı'nın ise, “Aslında emeklilere para yeterdi ama kardeşim onlar da çok yaşıyor” demesi kendini milyonlarca insan arasından seçilmiş ruhani bir varlık gibi hissettirmeye fazlasıyla yetti. Başkanım elbet bir gün sende emekli olacaksın. Bu sözünü lütfen bir kenara yaz! Bakalım emekli olduğunda bu söylem size ne hissettirecek?

Çokbilmiş bir doktor vekilimiz ise anaç bir eda ile “Onlara çok iyi baktığımızdan ömürleri uzadı” diyerek harika bir açıklama yapmış. Bu açıklamadan sonra gariban emeklinin ömrü birkaç ay daha uzamıştır.

Parasızlıktan AŞTİ’de geceleyen veya geceliği çok düşük ücretlerle kişisel hijyenden çok uzak, izbe yerlerde kalan emeklilere “kendi tercihleri” diyebilenler bile oldu.

Bence en güzel söylem ise “Trakya köftesi” gibi açıklama yapan bir vekilimize ait. Bana göre açıklamaların açık ara şampiyonu. Yirmi bin lira maaş ile hayatta kalmaya çalışan Survivor emekliye, ağız dolusu küfür edermiş gibi mertçe bir açıklama yapmış.

“Beş yüz bin lira olan maaşımla geçinemiyorum. Al bu parayı, benim adıma sen beni geçindir” diyor. Sayın vekil emekliler vekil maaşına neredeyse hiç dokunmadan seni aylarca geçindirir. Ağaya neredeyse her şey beleş. Sağlıktan, trafik cezalarına kadar.

Aynı vekil meclis lokantası zamları için de gariban emeklileri suçlamış, “Zaten sizin yüzünüzden meclis lokantasına kaç defa zam yapıldı!” diyerek elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi neredeyse ağlayacak kadar üzüntüyle anlatmış. Bence adam haklı. Sizi bilmem ama ben ikna oldum.

Lokantada fıstıklı şölen tatlısı zamdan sonra tamı tamına 25 lira olmuş. Hem de en üst kaliteden, paşamın ağzına sağlık. Gerçekten tüm benliğimle ve içtenlikle söylüyorum; senin için emekli olan seçmenler yürekten üzülmüştür.

Vatana hizmet için seçilen bu insanların öncelikle kendi ceplerini doldurması ve tüm menfaatleri öncelikle kendilerine yönlendirmesi, iki senede emekli olup, asil kadar emekli maaşı alması bir yana, madem problemlere bir çözüm bulamıyorsunuz; bir proje dahi üretecek kapasiteniz yok; bari konuşmayın da; tam olarak kim olduğunuz anlaşılmasın! Ayrıca sizden çok büyük,yaşlı insanları üzmeye ve onların moralini bozamaya ne hakkınız var?

Birilerinin yapılan bu saygısızlığa artık “DUR” demesi gerekmez mi?

Ayrıca seçim zamanı piyasaya çıktığınızda biliniz ki siyaseten olmasa da; yaşlılar kendilerine yapılan bu hakaret ve aşağılamalara sesini çıkartmaz ama yapılanları da hiç unutmazlar.

Yaşlılar içten kırılgan ve hissi insanlardır.

Aslında üzücü olan kendi insanına çok yukarıdan bakarak yapılan bu vasıfsız açıklamalar değil; böyle insanların itina ile seçilip o Meclis lokantasına ahbap çavuş liyakati ile oturtulmasında.

Zannediyorum vekil ve bürokrat seçimlerinde sözlü-mülakat uygulanmıyor.

Anlayacağınız “Sistem aynı sistem!”