Dünyanın yükselen yeni yıldızı; birçok etik değere önem veren, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’dir.
Arkadaş sana tek kelime ile bravo!
Söylediklerinin arkasında duran, içi-dışı ile uyumlu, sakin tavırlarıyla insana güven veren birisi. Gücünü çoğulcu demokrasiden alan; ekip çalışmasına inanan; ülkesi için olduğu kadar; dünya için de çalışan gerçek bir lider!
Ezilmiş halklar açısından çıkışları çok değerli ve dikkat çekici. En önemlisi her renge ve inanışa insanca ve eşit olarak bakabiliyor. Seçtikleri doğru ve liyakatli iş arkadaşları ile fark yaratan bir lider. Etik değerler üzerine sürekli politikalar üretiyor.
***
İran’a baktığımızda ise savaşın bu kadar uzayacağını kim söyleyebilirdi? İran bu yönüyle herkesi şaşırttı. Şaşırmayan kim var? İran yönetimi. Başlarına gelecekleri bildikleri halde yan gelip yatmamışlar. Bolca çalışmışlar. İçeride saçma sapan şeylerle birbirini yememiş, plan ve projeler üretmişler. Savunma noktalarını iyi seçip, asıl oyunu saldırı üzerine kurup, çeşitlendirmişler. En önemlisi de yol arkadaşlarını çok iyi seçmişler.
Tek kelimeyle, bravo!
Ben kimin mi tarafındayım?
Tabii ki İran’ın. Bozuk düzene başkaldırıyorlar.
Bir bravo da, İran yönetimine.
Çok sakin bir şekilde açıklama yapıyorlar.
Bizdeki gibi her kafadan bir ses çıkmıyor.
Sadece söylediklerini yapıyor; yaptıklarını söylüyorlar.
Doğal olarak söylemler inandırıcı.
“Türkiye’ye füzeyi biz atmadık. Atmayız da.” Ve bu açıklamaları “İncirlik ve Kürecik” gibi mekân isimlerini de bilerek yapıyorlar. Türklerle karşı karşıya kalmak istemiyorlar. Bu da en doğal hakları.
İnşallah bu savaş, Anadolu’nun çok gelişmiş bazı insanlarına “Ümmet Kardeşliği” hakkında yeterince bilgi vermiştir. Böyle bir kardeşliğin yokluğuna ait belge; Epsteinci Kardeşler ile İran arasında oynanan satranç tadındaki savaşın tam da kendisidir. Şu haliyle savaşı güçlünün kazanacağını düşünenler, bence hüsrana uğrayacaklardır.
İran’ın en büyük şansı; ülkesinde yaşayan elli milyona yaklaşan sayıları ile Türk vatandaşlarıdır. Ülke dışında olan Türkler, İran’a dönmek için çırpınıyorlar. Tersine göç başlamış.
Riyakârlığın, çiğ süt emmişliğin, vatana ihanetin; ekmek yediği ülkeyi sırtından vuranların bolca manşet olduğu şu günlerde; İran’ın geleceği için, ölümüne çırpınan Türkleri görünce inanılmaz mutlu oluyor, gurur duyuyorum. Allah her memlekete böyle ahlaklı, vatan aşkı taşıyan, içinde Allah korkusu olan, yürekli vatandaşlar nasip etsin!
***
Yoldan çıkmış, sürü görüntüsüyle beslenen Kürt görünümlü; silahlı Ermeni kartı, Epsteinci Kardeşler tarafından şu an için geri çekilmiş olsa da; arazi derinliğinde, ölümüne topraklarını savunacak İran halkı, denizaşırı misafirlerine hak ettikleri misafirperverliği mutlaka sunacaklardır. Batı, sunulan bu fırsatı mutlaka değerlendirmelidir.
***
İran, Türkiye’yi değil; Türkiye, öncelikle İran’ı korumalıdır. Çok tarafsız kalmak zorunda olsak da; politikamızın arka bahçesi İran’ı korumak üzere kurulmalıdır. İran ile birçok noktada anlaşamasak da;
Gerçeği görebilenler için Emperyalist ve Siyonistlere karşı bizim önümüzdeki son kale İran’dır. İran’a savaş başlatmak için uluslararası arenada verilen veya verilecek rüşvetleri kabul etmek; ancak ve ancak sonun başlangıcı olacaktır.
Türkiye, savaşlarda tarafsız kalmasıyla çözüm üretebilen devlet konumunu kaybetmemelidir. İnandırıcılığını kaybetmeden çözüm üretmelidir. Çünkü, tarafsızlık kartı çok değerli bir karttır.