Özel Haber / Berfin Türegün
09 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler, sağlık sisteminde yeni bir dönemin kapısını araladı. Düzenleme ile aile hekimliklerinde uzaktan sağlık hizmeti uygulaması başlatılırken, hekim ve sağlık çalışanlarının görev ve sorumlulukları genişletildi, şiddet uygulayan hastaların farklı birimlere yönlendirilmesine ilişkin yeni kurallar getirildi. Ayrıca nakil şartları, istihdam süreçleri ve eğitim süreleri yeniden düzenlenirken; bazı tıbbi ekipmanların temini, kamera zorunluluğu ve ortak kullanım alanlarına ilişkin yeni uygulamalar da yürürlüğe girdi. Türk Havadis’e konuşan Türkiye Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyesi Aile Hekimi Dr. Ali Kanatlı ise düzenlemenin sağlık çalışanları için daha fazla iş yükü ve daha düşük gelir anlamına geldiğini belirtirken, koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan sürenin azalacağına dikkat çekti.

“Yönetmelik sahadaki sorunları çözmüyor”
Yeni düzenlemenin özellikle fiziki altyapı sorunlarına çözüm getirmediğini belirten Dr. Ali Kanatlı, deprem bölgelerindeki koşullara dikkat çekerek, “Bu yönetmeliğin içinde aile sağlık merkezlerinin yapımı yok. Özellikle deprem bölgesinde 100’den fazla aile sağlık merkezi halen konteyner olarak bulunuyor. Hatay’da meydana gelen yağıştan sonra hastaların bekleyeceği yer su dolmuş, su göleti olmuştu ve insanlar aile sağlık merkezine ulaşamadı. Yönetmelik bu haliyle aile sağlık emekçileri için daha fazla çalışma, daha fazla performans ve daha az ücret anlamına geliyor. Bu da hastaların koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılacak zamanının daha az olması anlamına geliyor.” dedi.
“Demirbaşlar kamuya geçiyor”
Yönetmelikte yer alan demirbaş düzenlemesine de değinen Kanatlı, aile hekimlerinin kendi imkanlarıyla temin ettiği ekipmanlara ilişkin eleştirilerde bulunarak, “Maddenin birinde de aile hekimlerinin kendi cebinden ödedikleri parayla aldıkları demirbaş malzemelerinin kamuya geçmesi maddesidir. Bizler kamudan bir sağlık merkezi kurulmasını ve tüm donanımlarının kamu tarafından yapılmasını beklerken Sağlık Bakanlığı’nın yeni yönetmeliği kamunun aile hekimlerinin malzemelerine el koyması olarak ifade edebiliriz.” diye konuştu.
“Şiddetin nedenine değil sonucuna müdahale var”
Sağlıkta şiddetle ilgili düzenlemelerin yetersiz kaldığını ifade eden Ali Kanatlı, uygulamanın riskler barındırdığını vurgulayarak, “Burada şiddetin temellerine, sebeplerine inmeyip şiddeti uygulayanın aile hekimliğinin değiştirilmesi gibi bir uygulama söz konusu. Yani şiddetin sonuçlarına yönelik bir müdahale var. Şiddet uygulayan kişinin aynı sağlık merkezinde başka hekime kaydı yapılabiliyor. Şiddet uygulayanla şiddete uğrayan hekim yüz yüze gelebilecek. Bir madde de daha önce 4 hekimli aile sağlık merkezine bir tane bebek izlem odasının olmasıyken şimdi bunu 5 hekime çıkarttılar. Oda sayısını düşürdüler, koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önemin çok düştüğünü, tedavi edici sağlık hizmetlerine önem verildiğini görüyoruz burada.” ifadelerini kullandı.

“Yeni sistem hastayı 'müşteri' ve 'puan' olarak görüyor"
Maaş sistemi ve çalışma düzenine ilişkin değişikliklerin de soru işaretleri doğurduğunu belirten Dr. Kanatlı, özellikle yardımcı personelin durumunun netleşmediğini dile getirerek şunları söyledi:
“Aynı zamanda maaş kalemlerimize de çok farklı kriterler getirildi. Daha çok karmaşık sistemle maaş almaya devam edeceğiz. Bu maaş sistemi hastanın 'müşteri' ve 'puan' olarak görülmesine neden olmaktadır. Gruplamadaki esnek mesainin kaldırıldığı söyleniyor. Esnek mesailerle ilgili grup elemanı adı altında Türkiye’de 20 bine yakın bir istihdam var. Yani aile hekimlerinin yanlarına yardımcı hemşire olarak alıp ücretlerini de kendileri ödediği grup elemanları var. Bunların durumunun ne olacağı belli değil.”





