Özel Haber / Berfin Türegün

Toplum sağlığını tehdit eden unsurlara karşı yürütülen mücadelede davranış değişikliğinin önemi her geçen gün daha fazla gündeme geliyor. Bu kapsamda Türk Havadis’e değerlendirmelerde bulunan Sağlığın Geliştirilmesi Derneği Başkanı Mine Tuncel, tütün kullanımında elde edilen başarının örnek teşkil ettiğini belirterek, günümüzde obezite ve sosyal medyada yayılan yanlış sağlık algılarının yeni risk alanları oluşturduğunu ifade etti. Tuncel, toplum davranışlarını değiştirmek için uzun soluklu ve bütüncül bir yaklaşım gerektiğini vurguladı.

Tütünle mücadelede büyük başarı

Türkiye’nin sigarayla mücadelede önemli bir dönüşüm yaşadığını belirten Tuncel, “Toplumların davranışlarını değiştirmek çok zordur. Ancak biz Türk milleti olarak çok iyi başardık. Tütün kampanyamız dünyanın en iyi tütün kampanyası seçilmişti ve sigara içme davranışımız gerçekten çok hızlı değişti. Zaman zaman ihlaller olsa da eskiden bütün kapalı mekanlarda sigara içiliyordu ülkemizde. Şu an çok şükür ki öyle bir şey yok yani hak ihlali olabilir ama genel bir davranış olarak açıklayamayız.” dedi.

Otizmde görünmeyen engel: Kabul eksikliği ve empati yoksunluğu
Otizmde görünmeyen engel: Kabul eksikliği ve empati yoksunluğu
İçeriği Görüntüle

"Toplumsal davranış için 360 derece iletişim şart"

Toplum sağlığını korumanın yalnızca bireysel değil, kolektif bir süreç olduğunu vurgulayan Mine Tuncel, “Toplum davranışını değiştirmek için çok uzun süreli bütün toplumu kapsayan bizim 360 derece dediğimiz iletişim teknikleriyle toplumu bilgilendirmek lazım. Sağlıklı yaşamayı da aslında birazcık öğrendik ama kirli yanı da var sosyal medyada. Zayıf olmak sağlıklıymış gibi bir öğreti gelişti. Onu değiştirmek lazım.” diye konuştu.

İki büyük tehdit: Tütün ve obezite

Sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine de işaret eden Tuncel, şöyle konştu:

Sağlıklı yaşamayı öğretmezsek, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği de riske giriyor. Çünkü tedavi hizmetleri hem çok maliyetli hem de bir insan hasta olduktan sonra onu tedarik etmek artık yaşam kalitesini geri vermiyor. Dünya Sağlık Örgütü dünyada iki büyük pandemi var diyor. Biri tütün, biri obezite. Bunun sonucunda kanserler artıyor, kardiyolojik problemler artıyor. Dolayısıyla biz bu iki sorunla baş edersek aslında birçok hastalığı ekarte ediyoruz. Bunlarla mücadele edeceğiz, etmeye devam edeceğiz. Özellikle biz sağlık profesyonelleri.

"Sağlıklı yaşamın temeli: dengeli beslenme ve hareket"

Sağlıklı yaşamın temel prensiplerine değinen Tuncel, yaşam kalitesinin artırılmasının esas hedef olması gerektiğine dikkat çekerek, “Az yiyip çok hareket etmeli, tütün mamullerinden de uzak durmalıyız ki daha sağlıklı bir yaşam olsun. Aslında çok uzun yaşamak değil. Ömrümüz belli ama yaşadığımız ömrü kaliteli yaşamak. Hastalıklarla olabildiğince geç tanıtmak, karşılaşmak, çok kıymetli kaliteli bir ömür sürmek. Dediğim gibi hem bakanlık olarak hem de sivil toplantısıyla elimizden geleni yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.