Özel Haber: Deniz Aslan
Çorum Sungurlu’nun Karakaya Köyü’nde, Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun Yüksek Hızlı Tren Hattı kapsamında planlanan taş ocağı projesi köylülerin tepkisini çekmeye devam ediyor. Projenin sahibi olan Çelikler Holding’e karşı daha önce Ankara’da da seslerini duyuran bölge halkı, şimdi gözlerini Çorum İdare Mahkemesi’nde görülecek ÇED iptal davasına çevirdi.
Köylüler dava süreci sonuçlanmadan bölgede sondaj ve iş makinesi faaliyetlerinin başlatılmak istenmesine karşı direnişlerini sürdürüyor. Platform sözcüsü Cuma Canbolat, ÇED kararının iptaline ilişkin açtıkları dava için, “Biz de mücadelemizi vereceğiz. Mahkemeden umudumuz tükenmedi. Ama mahkemeye baskı yapıldığına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
KÖYLÜLER ÇED KARARININ İPTALİNİ İSTİYOR
Karakaya köyü sakinleri Çorum Valiliği tarafından proje için verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptal edilmesini istiyor. Kurulacak tesisin su kaynaklarını kurutacağı, tarım ve hayvancılık faaliyetlerine ağır darbe vuracağı gerekçesiyle Çorum İdare Mahkemesi'ne dava açıldı. Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Taş Ocağı Direniş Platformu öncülüğünde yürütülen hukuki sürecin en kritik aşamalarından biri bugün gerçekleşiyor.
Davayı yakından takip eden Platform Sözcüsü Cuma Canbolat, projeye yönelik başlatılan hukuki mücadele için görüşlerini şu şekilde aktardı:
“Umudumuz tükenmedi. Bu çağda, bu tarihte, bu mesafede, bu taş ocağının olması, bu işlere imza atmak demek bu kadar insanın ölümüne, yaşamına son vermek demek. Eviyle, barkıyla, canıyla malıyla her türlü bir zulüm demektir. Bunlara da izin vereceklerini zannetmiyorum. Vicdan sahibi gerçekten adaletin, hukukun yolunda olan insanların savcılarımızın, hakimlerimizin olduğuna inanıyorum. Umutluyum.”
“HUKUK, ADALET ÖLMEDİ”
Çorum İdare Mahkemesi önünde saat 10.00’da bir araya gelen Karakaya köylüleri duruşma öncesi geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenledi. Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde toplanan kalabalık bölgedeki su kaynaklarını ve tarım arazilerini korumak için sivil toplum kuruluşları ile vatandaşlardan destek istedi. Çepni Mahallesi Fen Lisesi Caddesi üzerindeki mahkeme binası önünde kurulan platformda köyün geleceği için hayati önem taşıyan davanın takipçisi olunacağı vurgulandı.
Taş ocağı projesinin yerleşim yerlerine yakınlığına tepki gösteren Canbolat, bu mesafede bir projeye imza atmanın insanların yaşamına son vermek anlamına geldiğini savunarak şunları söyledi:
“Umudumuz var. Ben her zaman diyorum. Hukuk, adalet ölmedi, ölmediğini gösterecek hakimlerimizin, savcılarımızın mahkemelerin olduğuna inanıyorum. Umudumuz tükenmedi. Bu çağda, bu tarihte, bu mesafede, bu taş ocağının olması, bu işlere imza atmak demek bu kadar insanın ölümüne, yaşamına son vermek demek. Eviyle, barkıyla, canıyla malıyla her türlü bir zulüm demektir. Bunlara da izin vereceklerini zannetmiyorum. Vicdan sahibi gerçekten adaletin, hukukun yolunda olan insanların savcılarımızın, hakimlerimizin olduğuna inanıyorum. Umutluyum.”





