ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Orta Doğu’da tansiyonu zirveye taşırken, Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi Tahran’da yalnızca bir yas süreci değil, rejimin geleceğine dair kritik bir güç mücadelesini de başlattı.

Hamaney’in ölmesinin ardından yerine kimin geçeceği soruları gündemin en üst sırasında yer alıyor. İran araştırmacısı Ali Şahin, bundan sonra gerçekleşecek senaryoyu ve yeni seçilecek lider için düşünülen isimleri Türk Havadis’e değerlendirdi.

HAMANEY, DEVRİMİN İLK REHBERİ HUMEYNİ’NİN EN YAKININDAKİ İSİMLERDENDİ

Ayetullah Ali Hamaney’in 1989’dan beri İran’ın en tepesinde bulunan güçlü bir figür olduğu kaydeden araştırmacı Şahin, devrimin meydana gelmesinde önemli roller oynadığını ve devrimin ilk rehberi Ayetullah Humeyni’nin en yakınında bulunan isimlerden birisi olduğunu kaydetti. Şahin, Humeyni’nin Devrim sonrasında da önemli görevler üstlenmiş bir devlet adamı olduğunu ifade ederek şu kelimeleri sarf etti:

“Hal böyleyken ABD/İsrail füzesiyle hayatını kaybetmesi İran içinde bir matem havası yarattı. Tahran, Kum, Meşhed gibi büyük kentlerde kalabalıklar siyah giysilerle yas tuttu, ABD ve İsrail karşıtı sloganlar atıyor. İntikam nidaları attı. Bunun yanında Hamaney’in ölümüne sevinen bir güruhun da olduğu görülmektedir. Bunların rejim karşıtı kesimler olduğu, özellikle 2022 ve sonrası halk protestolarında meydanlarda bulunan kitleler olduğu düşünülebilir. Ancak bu güruhun biraz daha zayıf olduğu görülmektedir.”

ÜLKEDE SİYASİ KARIŞIKLIK MEVCUT, PEZEŞKİYAN İNTİKAM PEŞİNDE, YENİ DİNİ LİDER SEÇİLECEK

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Hamaney’in öldürülmesini “İslam ülkelerine ve Müslümanlara savaş ilanı” olarak nitelendirdiğini ve intikamın bir hak ve görev olduğunu belirttiğini ifade eden Şahin, “İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf ise ABD ve İsrail liderlerini ‘pis suçlular’ diye tanımlayarak ‘yıkıcı darbeler’ sözü verdi. Üst düzey İranlı din adamları cihad çağrısında bulundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçı ise bir iki gün içinde yeni devrim rehberinin seçileceğini söyledi ve bu süreci geçici bir konseyin idare edeceğini söyledi.” cümleleriyle Hamaney’in ölümü sonrasında İran’daki mevcut havayı tanımladı.

“ABD VE İSRAİL’E KARŞI KİN VE NEFRET DAHA DA ARTTI”

Araştırmacı, Hamaney'in ölümünde sonra ülkedeki siyasi durumu şu ifadelerle anlattı:

“Özetle devlet erkanında Hamaney’in ölümü ciddi bir moral bozukluğu, hayal kırıklığı ve üzüntüye yol açtı. Halk tabanında ise geniş kitlelerin üzüntüsüne neden oldu. ABD ve İsrail’e karşı kin ve nefret daha da arttı. Ama ufak bir kesiminde sevincine de yol açtı.”

HAMANEY’İN ÖLÜMÜ SONRASI SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Hamaney’in İslam Cumhuriyetinin “devrim rehberi” sıfatıyla en tepesindeki isim olduğunu kaydeden Şahin, Hamaney’den sonraki sürecin nasıl işleyeceği hakkında şu cümleleri sarf etti:

Devrim rehberinin görev ve yetkileri, görevden azledilmesi ya da hayatını kaybetmesi/görevlerini yerine getiremeyecek halde olması durumunda yapılacak şeyler İran anayasasında net bir şekilde belirtilmiştir. Anayasanın 111. Maddesi gereği devrim rehberinin hayatını kaybetmesi sonucunda ülkenin yönetimi Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin fakih üyelerinden birinin bulunduğu geçici bir konsey ülkenin yönetimini devralır. Buradaki amaç devlet işlerinde boşluğun oluşmasını engellemektir. Yeni rehberin seçimi için süreç başlar ve rehberin seçimi için 88 kişilik din alimlerinden oluşan “Uzmanlar Meclisi” devreye girer. Rehber hayatını kaybeder kaybetmez bu meclis derhal toplanır. Uzmanlar meclisi, seçilecek rehberde “ fıkıh alanında yüksek ilmi yeterlilik, siyasi ve idari ehliyet, takva ve adalet, rejimin temel ilkelerine bağlılık özelliği arar ve mecliste oylama yapılır. Mevcut durumda şuanda İran’da geçici konseyi Cumhurbaşkanı Mesud Pezişkiyan, Yargı Erki Başkanı Muhsin Ejai ve Anayasa Koruyucu Konsey Üyelerinden Ali Reza Arifin yürütmektedir.

YENİ DİNİ LİDERLİK İÇİN OLASI İSİMLER

Şahin, yeni belirlenecek lider için öne çıkan isimlerin merhum İran eski cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney, Ayetullah Humeyni’nin torunu Hasan Humeyni olduğunu ifade etti. Araştırmacı, “İbrahim Reisi’nin vefat etmesi, Mücteba’nın sağlık durumunun bilinmemesi ve saltanat iddiasının gündeme gelmesi devrim rehberliği için şansını azaltıyor. Hasan Humeyni’nin ise biraz daha ılımlı olması ancak 12 gün savaşı sonrasında Hamaney’e yakınlaşması şansını artırmaktadır. Dahası Hasan Humeyni’nin genç yaşta Ayetullah olması Humeyni’nin torunu olması ve seyyid olması da elini güçlendiren durumlardandır.” dedi.

Kadın yoksulluğu şiddeti tetikliyor: Hukukçular yorumladı
Kadın yoksulluğu şiddeti tetikliyor: Hukukçular yorumladı
İçeriği Görüntüle

Bununla birlikte İran eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin de isminin ön plana çıktığını kaydeden Şahin, Ruhani’nin ABD ile müzakere sürecinde yakınlaşmasınını DMO tarafından isminin çizilmesine sebep olduğunu vurguladı.

Bu isimlerin dışında Sadık Laricani, Ali Rıza Arifin, Muhammed Gülpayagani, Muhammed Ali Muvahhedi Kermani gibi isimlerin de gündeme geldiğini kaydetti.

HAMANEY ÖLMEDEN BİR İSMİ İŞARET ETMİŞ OLABİLİR

Şahin, değerlendirmesini sonlandırırken “Ancak şunu unutmamak gerekmektedir. Hamaney ölmeden önce devrim rehberliği için bir isme işaret etmiş olabilir. Bu durumda doğrudan onunda seçilme ihtimali doğabilir. Zira kendisi bizzat Humeyni’nin işaret etmesi ile seçilmiş bir isimdir. Dahası İran’da son yıllarda Hamaney sonrası için bir isim çalışması olduğu bilinmektedir. Bunun en net örneği İbrahim Reisi’dir. Ancak Reisi’nin hayatta olmaması bu senaryoyu ortadan kaldırmaktadır. “ ifadelerini kullanarak olası senaryoları özetledi.