Özel Haber / İlkay Gürler
Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte kene mevsimi başlarken, kene kaynaklı hastalıklar gündemde. Konuya ilişkin Türk Havadis’e değerlendirmelerde bulunan Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, 2026 yazı için salgın düzeyinde agresif bir artış beklenmediğini belirtti. Kene ısırığının ağrısız olması nedeniyle sürecin sinsi ilerlediğine dikkat çeken Ceyhan, yanlış müdahalenin enfeksiyon riskini artırdığını, basit önlemler ve erken tanının ise hayati önem taşıdığını vurguladı.
“Salgın düzeyinde artış öngörülmüyor”
Kene kaynaklı hastalıkların yaz aylarında artış gösterebileceği bilinse de uzmanlar, 2026 yazı için salgın düzeyinde bir yükseliş beklemiyor. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bu tür hastalıklarda artışların genellikle sınırlı kaldığını belirterek, “Bu tip artışlar daha çok solunum yoluyla bulaşan hastalıklarda görülür. Kene ve sineklerle bulaşan hastalıklarda ise sayı artsa da salgın düzeyinde büyük bir artış beklemeyiz” dedi.

“Her kene ısırığı hastalık değil ama erken tanı hayat kurtarıyor”
Türkiye’de kenelerin yaygın olduğuna dikkat çeken Mehmet Ceyhan, özellikle bazı bölgelerde riskin daha yüksek seyrettiğini vurguladı. Her kene ısırığının hastalıkla sonuçlanmadığının altını çizen Ceyhan, “Yüzlerce farklı kene türü var. Bunların bir kısmı hastalık bulaştırırken bir kısmı zararsızdır. Bu nedenle her kene ısırığında hastalık gelişecek diye düşünmemek gerekir” ifadelerini kullandı.
Bazı kene türlerinin ise ciddi hastalıklara yol açabildiğini belirten Ceyhan, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Lyme hastalığına dikkat çekti. Erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Ceyhan, “Kene ısırması çoğu zaman fark edilmez çünkü ağrısızdır. Eğer hastalık gelişecekse genellikle 3 ila 7 gün içinde belirtiler ortaya çıkar” dedi.
“Hastalığın ağır seyretmesi halinde hayati organlar etkilenebilir”
Hastalığın belirtilerine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ceyhan, “Isırık yerinde artan kızarıklık ve ağrıya ek olarak ateş, titreme ve bilinç bulanıklığı görülebilir. İlerleyen süreçte cilt altında kanamaya bağlı, basmakla solmayan lezyonlar ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu. Hastalığın ağır seyretmesi halinde böbrek, karaciğer ve beyin gibi hayati organların etkilenebileceğine dikkat çeken Ceyhan, “Bu hastalık yüzde 20-30 oranında ölümle sonuçlanabiliyor” uyarısında bulundu.

Basit önlemlerle korunmak mümkün
Korunma yöntemlerinin basit ama etkili olduğunu belirten Mehmet Ceyhan, kenelerin uçamadığını ve kısa mesafede hareket ettiğini hatırlatarak, “Kene size gelmez, sizin ona gitmeniz gerekir. Bu nedenle özellikle otluk ve zemini görünmeyen alanlarda dikkatli olunmalı” dedi. Ceyhan, bu tür alanlarda doğrudan yere oturulmaması gerektiğini vurgulayarak, “Mümkünse örtü kullanılmalı, açık renkli ve vücudu kapatan kıyafetler tercih edilmeli. Pantolon paçalarının çorap içine sokulması gibi basit önlemler koruyuculuğu artırır” önerisinde bulundu. Ayrıca sivrisinek kovucu ürünlerin bir kısmının kenelere karşı da etkili olduğunu ifade etti.
Öte yandan yerel yönetimlerin de mücadelede önemli rol oynadığına dikkat çeken Ceyhan, “İlgili kurumların yapacağı ilaçlama çalışmaları kene popülasyonunu azaltabilir” dedi.

“Yanlış müdahale tehlikeyi artırıyor”
Açık alanlardan dönüşte vücudun mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, özellikle çocuklarda kenenin fark edilmesinin zor olabileceğini söyledi. Yanlış müdahalenin ciddi riskler doğurabileceği uyarısında bulunan Ceyhan, “Keneyi elle çekmek ya da ezmek en büyük hatalardan biridir. Bu durum virüsün vücuda geçişini kolaylaştırabilir” diyerek, kenenin mutlaka sağlık kuruluşlarında uygun yöntemle çıkarılması gerektiğini vurguladı.




