Özel Haber / İlkay Gürler

Suça sürüklenen çocuklar için kurulan komisyonda cezaevlerinde 12-17 yaş arası çocuk hükümlü ve tutuklularla yapılan ankette çarpıcı bir veri paylaşıldı. 607 çocuktan 233’ü “Dövmen var mı?” sorusuna “evet” yanıtını verdi. Sunumda bu oran yüzde 38,4 olarak belirtilerek “risk grubu davranışları açısından dikkate değer” ifadesi kullanıldı.

Konuyla ilgili Türk Havadis’e konuşan Uzman Adli Psikolog Kadriye Özadmaca Taşyürek, “Bilimsel çalışmalar dövmenin tek başına bir risk göstergesi olmadığını net şekilde ortaya koyuyor” dedi. Taşyürek, dövmeli ve dövmesiz bireyler arasında kişilik özellikleri, benlik saygısı ve beden algısı bakımından anlamlı fark bulunmadığını belirtti.

“Suç davranışı çok boyutlu bir süreç”

Psikolog Kadriye Özadmaca Taşyürek, suç davranışının birçok etkene bağlı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Adli psikoloji perspektifinden bakıldığında suç davranışı biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin birlikte değerlendirilmesini gerektiren çok boyutlu bir süreçtir. Dolayısıyla dövme gibi tek bir dış görünüş unsurunu suçla ilişkilendirmek bilimsel temelden yoksundur. Dövme çoğu zaman bir risk değil, bireyin kendini ifade etme biçimidir.”

İş sağlığı ve güvenliğinde milat: İSAF'tan 'kritik' uyarı
İş sağlığı ve güvenliğinde milat: İSAF'tan 'kritik' uyarı
İçeriği Görüntüle

“Dövme ifade aracı olabilir”

Taşyürek, dövmenin çoğu zaman psikolojik ve sosyal bir ifade aracı olarak ortaya çıktığını belirterek, özellikle ergenlik döneminde kimlik arayışı, aidiyet ihtiyacı ve yaşanan deneyimlerin sembolleştirilmesi gibi nedenlerle tercih edilebildiğini söyledi. Taşyürek, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:

Bazı durumlarda dövmeler travmatik yaşantıların sembolik ifadesi olarak karşımıza çıkar ve bireyin duygusal düzenleme sürecine katkı sağlayabilir. Araştırma bulgularımda da dövme yaptırma nedenlerinin büyük ölçüde estetik ve manevi anlam taşıdığı görülmektedir. Bu da dövmenin çoğu zaman patolojik değil, anlam yüklü bir tercih olduğunu göstermektedir.

Dövme Sanatçısı.jpg

“Dövme bir risk göstergesi değil”

Adli Psikolog Kadriye Özadmaca Taşyürek, çocukları dövme, saç stili ya da aksesuar üzerinden etiketlemenin ciddi riskler yarattığını vurguladı. Taşyürek, “Bu tür etiketlemeler ‘ben zaten problemliyim’ algısını güçlendirerek kendini gerçekleştiren kehanet etkisi yaratır. Toplumsal damgalama, sosyal dışlanma ve rehabilitasyon sürecinde motivasyon kaybına yol açar” dedi.

Taşyürek, bu yaklaşımın çocukların yaşam öyküsünü göz ardı ettiğine dikkat çekerek, “Dövme bir risk göstergesi değil, çoğu zaman bir anlatıdır. Asıl tehlike çocuğun bedenine bakarak hayatını görmezden gelmektir” ifadelerini kullandı.

“Risk bedende değil, çevrede ve deneyimdedir”

Medyanın da önyargıları beslediğine dikkat çeken Psikolog Taşyürek, asıl belirleyici faktörlerin dış görünüş değil, yaşam koşulları olduğunu belirtti. Taşyürek “Aile içi ihmal ve istismar, düşük sosyoekonomik düzey, eğitimden kopma, olumsuz akran ilişkileri, travmatik yaşantılar ve yetersiz sosyal destek en önemli risk faktörleridir. Risk bedende değil, çevrede ve deneyimdedir.” şeklinde konuştu.