Özel Haber: İlkay Gürler
Son yıllarda pestisit kalıntıları hem iç piyasada hem de ihracatta en çok tartışılan gıda güvenliği başlıklarından biri haline geldi. Avrupa Birliği’nin gıda güvenliği bildirim sisteminde Türkiye’den gönderilen bazı ürünlerin pestisit nedeniyle geri çevrilmesi, denetim ve üretim süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle biber, üzüm, domates ve nar gibi ürünlerde yapılan bildirimler dikkat çekerken, yapraklı sebzelerde de kalıntı riski öne çıkıyor. Bu durumu Türk Havadis’e değerlendiren Gıda Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fatih Efe, pestisit riski nedeniyle meyve ve sebze tüketiminde, tüketicinin tek başına aldığı önlemin yetersiz kaldığına dikkat çekti. Efe, denetimlerin düzenli yapılarak, tarımsal ilaçlara kontrollü erişim sağlanması gerektiğini belirtti.
‘DOĞAL’ DENİLEN ÜRÜNLER BİLE RİSKLİ
Fatih Efe, pestisitlerin tarımsal üretimde bitkileri böcek, yabani ot, kemirgen ve mikroorganizmalardan korumak amacıyla kullanılan kimyasallar olduğunu belirterek, “Çiftçi mahsulünü korumak ister. Yabani otlar, kurtlar, böcekler ve mantar hastalıkları verimi ve kaliteyi düşürür. Bu nedenle tarımsal ilaç kullanımı yaygındır” dedi. Bu yaygın kullanımın organik üretimin sınırlarını da daralttığını vurgulayan Efe, “Artık neredeyse tüm üreticiler bu ilaçları kullanıyor. ‘Doğal’ denilerek satılan ürünlerde bile risk olabilir” uyarısında bulundu.

UZMAN UYARDI: BAZI ÜRÜNLER PESTİSİTE DAHA AÇIK
Riskli ürünleri iki başlıkta değerlendiren Efe, ilk grupta genetik olarak ilaca dayanıklı hale getirildiği için daha fazla pestisite maruz kalan ürünlerin yer aldığını belirtti. “Eskiden yüksek doz ürüne zarar verirdi, bugün ise bazı ürünlerde çiftçi 1 yerine 2 doz uygulayabiliyor. Ürün zarar görmüyor ancak kalıntı artıyor” diyen Efe, bu durumun özellikle mısır, buğday ve domateste görüldüğünü ifade etti.
İkinci grupta ise ince kabuklu ve kabuğu yenilen ürünlerin bulunduğunu söyleyen Efe, “Üzüm, kiraz, çilek, biber, domates, salatalık ve ıspanakta kalıntı daha kolay ürüne işler. Soğan, sarımsak, muz ve Antep fıstığı gibi kabuğu yenmeyen ürünlerde ise soyma yoluyla risk azaltılabilir” dedi.

MUTFAKTA ALINAN ÖNLEM SINIRLI KALIYOR
Tüketicilerin en çok merak ettiği konunun temizlik yöntemleri olduğunu belirten Efe, pestisitleri tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ancak azaltmanın mümkün olduğunu söyledi. “En etkili yöntem bol suyla yıkamaktır. Ovalayarak yıkamak gerekir. Bazı ürünlerde sirkeli su uygulaması etkiyi azaltabilir” diyen Efe, kabuklu ürünlerde soyma yönteminin de kalıntıyı önemli ölçüde düşürebileceğini, ancak bunun vitamin ve mineral kaybına yol açabileceğini hatırlattı.
PESTİSİT BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ZAYIFLATIYOR
Pestisitlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Efe, en büyük riskin bağırsak florası üzerinde olduğunu vurguladı. “Bağırsak florası bağışıklık sistemimizin temelidir. Pestisitler probiyotik bakterilere zarar vererek bağışıklık sistemini zayıflatabilir” dedi.
TARIM İLAÇLARINA SIKI KONTROL ÇAĞRISI
Türkiye’de yasal limitlerin Avrupa normlarına yakın olduğunu ancak uygulamada aynı düzeyin yakalanamadığını belirten Efe, denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı. Tarımsal ilaçlara erişimin de daha sıkı kontrol edilmesi gerektiğini söyleyen Efe, “Nasıl antibiyotikler reçetesiz alınamıyorsa, tarımsal ilaçlar da kontrolsüz verilmemeli” dedi. Bu yönde bir sistemin çalışma aşamasında olduğunu belirten Efe, sürece ziraat mühendislerinin aktif şekilde dahil edilmesinin önemine dikkat çekti.





