Özel Haber / Berfin Türegün

İsrail-İran arasındaki gerilime ilişkin Türk Havadis’e değerlendirmelerde bulunan Ortadoğu Uzmanı Gazeteci Musa Özuğurlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgede ciddi belirsizlik yarattığını belirtti.

Özuğurlu, “ABD ve İsrail ilk darbede istediği sonucu alamadı. İran aynı anda birçok noktaya saldırı düzenleyebildi ve etkili bir karşılık verdi” dedi. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma gibi enerji kozlarının çatışmada belirleyici olacağını vurgulayan Özuğurlu, sürecin Türkiye ve küresel petrol piyasaları üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğine de dikkat çekti.

“ABD VE İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRISININ GEÇERLİ BİR GEREKÇESİ YOK”

Özuğurlu, saldırının gerekçelerine ilişkin, “İran'a saldırı gerekçelerine baktığımız zaman ABD’nin ve İsrail'in tamamen çelişkili durumları olduğunu görüyoruz. Yani ellerinde aslında İran'a saldırabilecekleri geçerli bir argüman yok. Bu nedenle ikilinin İran'a saldırısı sorgulanıyor, tartışılıyor. ABD'nin İran'a ilk saldırısında üstünlük sağlayacağı ve İran’ın aslında abartıldığı kadar bir gücünün olmadığı iddia ediliyordu. Fakat bunun böyle olmadığı görüldü. Bu 3 günlük süre içerisinde İran aynı anda birçok ülkedeki noktalara saldırılar düzenleyebildi. Bölgenin hemen hemen bütün ülkelerindeki sistemler şu anda İran'ın füzelerini durdurmak üzere çaba sarf ediyor ama bunların birçoğu yakalanıyor, bir kısmı önlenebiliyor. Dolayısıyla İran'ın askeri gücünün İran'ın iddia ettiği kadar olduğunu görüyoruz. İkincisi İran'ın bundan sonra savaşı çok uzun bir süre devam ettirebileceğini düşünmüyorum.” ifadelerini kullandı.

Uzmandan pestisit uyarısı: Tamamen arındırmak mümkün değil
Uzmandan pestisit uyarısı: Tamamen arındırmak mümkün değil
İçeriği Görüntüle

“İLK DARBEDE SONUÇ ALINAMADI”

Özuğurlu, ABD ve İsrail’in ilk aşamada hedefledikleri sonucu elde edemediklerini belirterek, “Bir taraftan da ABD'nin istediği sonucu alamadığını görüyoruz. Aynı durum İsrail için de geçerli. İran'ı ilk darbede indiremediler. Dolayısıyla bu meselenin nereye doğru gideceği de belirsizliğini koruyor. Yani Amerikan uçaklarının düşürülmüş olması, Amerikan gemilerinin vurulmuş olması. Amerikan Lincoln gemisi vuruldu ve şu anda Körfez açıklarına doğru çekiliyor diye Katar'dan gelen haberler oldu bana. Farklı Amerikan gemilerinin batırıldığı yönünde hatta bir tanesinin kurtarılmaya çalışıldığı ama halen su almaya devam ettiği yönünde haberler var. Zaten Amerikalıların Körfez bölgesindeki belli ülkelerdeki güçlerini geri çekmeye devam ettiğini görüyoruz. Bu da gerçekten İran'ın etkili bir biçimde karşılık verebildiğini gösteriyor.” şeklinde konuştu.

AVRUPA, RUSYA VE ÇİN SALDIRILARA KARŞI SESSİZ

Avrupa ülkelerinin ve küresel aktörlerin pozisyonuna da değinen Özuğurlu, “Avrupa bu konuda sessizliğini koruyor. Rusya ve Çin de sessizliğini koruyor. Avrupa'nın İran'a karşı tavrı her zaman için ABD ile birlikte olmuştur. Nükleer görüşmelerinde P5+1 ülkeleriyle yapılan görüşmelerde de aynı durum söz konusuydu. Açıkça şunu söylüyorlar, ‘İran sen haklısın ama böyle yapma’. Çünkü ABD ile iş birlikleri ve ilişkileri var ve onun politikalarının dışına çıkamıyorlar. İngiltere'nin mesela daha önceden Diego Garcia üssünü kullandırmayacağını açıklaması ama sonrasında Keşif uçağını göndermiş olması da genel politikalarına uygun. Zaten ABD ile İngiltere daima iş birliği halinde hareket eden ülkeler.” dedi.

“İRAN HAZIRLIKLI VE KÖRFEZ İLİŞKİLERİ GERİLİYOR”

İran’ın iç dengelerine ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerine ilişkin de konuşan Özuğurlu, şu ifadeleri kullandı:

“İran bu daha önceki yapılan diplomatik görüşmelerde taviz vermiş olmasına rağmen ABD hiç beklenmedik bir şekilde saldırdı. İran buna hazırlıklıydı çünkü daha önce de bunun örneği yaşanmıştı. İran içerisinde birçok üst düzey ismin öldürülmüş olması özellikle İran'da ve İran dışındaki muhalifler arasında bir umut uyandırdı. Ancak ben hala yeterli bir şekilde İran devletinin zarar gördüğünü düşünmüyorum. İran köklü bir devlet nihayetinde, bütün bu darbeler belli ki İran'da şu anda yönetimi sarsmış değil. İran kendisini savunmaya devam ediyor. Bu arada Körfez ülkeleriyle ilişkileri elbette ki bozulmak üzere çünkü daha önceden kendilerini uyarmıştı. Eğer kendisine yönelik saldırı olursa Amerikan'ın üstlere vs. saldırabileceği yönünde uyarıda bulunmuştu. Bunları da gerçekleştiriyor şu anda. İlk birkaç saldırıda bu ülkelerden ses çıkmadı ama özellikle Birleşik Arap Emirlikleri şu anda İran'a karşı tavır koymuş durumda.”

İRAN’IN EN ÖNEMLİ KOZU: HÜRMÜZ BOĞAZI

Musa Özuğurlu, İran’ın elindeki en önemli kozlardan birinin enerji hattı olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“İran Hürmüz Boğazı'nı kapatır, 10 gün süreli hiç petrol akışı olmaz, hiçbir şey olmaz. Piyasalar alt üst olmaya başlar. Bir an önce bu krizin bitirilmesine dönülecek çünkü her taraf allak bullak olacak. Özellikle petrol tüketen ülkeleri iyi günler beklemiyor bu anlamda. Şimdiden 80 doları geçmiş durumda varil fiyatı. Yarın bu 100, 120, 150 dolarlara çıkarsa ortalık yangın yerine döner. Bu nedenle İran'ın kozlarından birisi bu. Buna dayanabilecek gücü olursa o zaman zaten İran bir yandan hedefine ulaşmış olur.”

SAVAŞIN TÜRKİYE’YE ETKİSİ NE OLACAK?

Türkiye’nin olası etkilenme düzeyine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özuğurlu, “Eğer süreç uzar ve petrol fiyatlarında artış olursa hükümetin enflasyonla mücadele kapsamında yürüttüğü ekonomi programları büyük darbe alır, döviz yükselir. Türkiye'nin petrol ithalatı büyük oranda Rusya’dan olduğu için İran’dan alamayacağı petrol doğrudan büyük bir etki yaratmaz; ancak petrol fiyatları yükselirse Rusya’dan alınan petrolün fiyatı da artacağı için Türkiye etkilenir. Yanı başındaki bir ülkenin parçalanması Türkiye açısından ciddi bir istikrarsızlık yaratabilir. Ancak İran egemen bir devlet olduğu için istemediği sürece Türkiye’nin tampon bölge oluşturması mümkün değildir. Türkiye’nin alacağı pozisyon ise İran’ın ne kadar dayanabileceğine bağlı olacaktır.” şeklinde konuştu.