Özel Haber / İlkay Gürler

Türkiye’de artan kentleşmeyle birlikte yoksulluk giderek şehirlerde yoğunlaşırken, yükselen yaşam maliyetleri ve düşük ücretler sorunu daha da derinleştiriyor. Özellikle çocuklar, kadınlar ve göçle kente gelen kırılgan gruplar yoksulluğun en ağır etkileriyle karşı karşıya kalıyor. Konuya ilişkin Türk Havadis’e değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Kasım Karataş, kent yoksulluğunun geldiği noktayı, çocuk yoksulluğundaki artışı ve çözüm için atılması gereken adımları anlattı.

Kasım Karataş-1

“Yoksulluk kentlerin temel sorunu haline geldi”

Prof. Dr. Kasım Karataş, “Türkiye’de maalesef nüfus büyük ölçüde kentlere taşındı ve artık yüzde 90’lara varan bir kent nüfusuna sahibiz. Yoksulluğa da baksanız, çocuk işçiliğine de kadın yoksulluğuna da şiddete de… hangi sosyal soruna bakarsanız bakın, sorunların büyük ölçüde kentsel bir sorun haline geldiğini söyleyebiliriz” diyerek, yoksulluğun özellikle yeni göç edenler, göçmenler ve kentsel hayata yeni katılanlar arasında daha derin ve kırılgan bir yapı gösterdiğini belirtti.

“Artan yaşam maliyetleri kent yoksulluğunu derinleştiriyor”

Kent yaşamının maliyetinin hızla arttığını ifade eden Kasım Karataş, kırsal kesimden kopuşun etkilerine dikkat çekti. Karataş, şu ifadeleri kullandı:

Gazetelerin okunmadığı şehirden dünya rekoruna: Hedef 2026!
Gazetelerin okunmadığı şehirden dünya rekoruna: Hedef 2026!
İçeriği Görüntüle

“Geçmişte insanlar köyde, evinin bahçesinde geçimlik tarım ürünleri yetiştirebilirken bugün tarımdan ve hayvancılıktan tamamen uzaklaştı. Ücretli işçiliğe döndü ve toplumun büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışır hale geldi. Dolayısıyla kent yoksulluğu giderek dayanılmaz hale geldi”

Geriye göç tartışmalarına da değinen Karataş, bu yöndeki umutların gerçekçi olmadığını söyledi. “Kırdan kente gerçekleşen göç, zaman zaman geri dönüşler olsa bile kentlerde kalmaya devam edecektir” dedi.

“Beslenme sorunu çocuk yoksulluğunun en somut göstergesi”

Yoksulluğun hanedeki herkesi etkilediğini ancak en çok çocukları, yaşlıları, kadınları ve engellileri vurduğunu belirten uzman, çocuk yoksulluğundaki artışa özel vurgu yaptı. Karataş, “Çocuk yoksulluğu artan bir sosyal sorun olarak önümüzde duruyor. Bunun en çarpıcı örneklerini özellikle okullarda çocukların beslenme sorunlarıyla karşı karşıya olmalarıyla görebiliriz. Okullarda çocukların en az bir öğün yemek yeme hakkı son derece önemli” ifadelerini kullandı.

Beslenme Sorunu

Yoksullukla mücadelede hem acil destek hem kalıcı çözüm şart

Yoksullukla mücadelede hem kısa vadeli hem de kalıcı politikaların birlikte yürütülmesi gerektiğini belirten Kasım Karataş, doğrudan desteklerin önemine dikkat çekti. Karataş, “Sosyal yardımların artırılması ve çocuklara okulda beslenme imkânı sağlanması gibi hızlı müdahaleler şart” dedi.

Uzun vadede ise istihdam ve ücret politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Karataş, “İşsizliği azaltan, çalışanların kendisi ve ailesi için yeterli geliri elde edebileceği bir ücret düzeni kurulmalı. Ancak bu şekilde yoksullukla kalıcı mücadele mümkün olabilir” şeklinde konuştu.