Özel Haber / İlkay Gürler
Türkiye’de 64 üniversitede biyoloji eğitimi verilmesine rağmen her yıl binlerce mezun sınırlı istihdam seçenekleriyle karşı karşıya kalıyor. Kamu atamalarında biyolog kadroları yıllık 200-500’le sınırlı kalırken, özel sektörde de planlı bir istihdam yapısı oluşamaması nedeniyle mezunların büyük bölümü işsizlik veya alan dışı işlerle mücadele ediyor. Bu durum, temel bilimler alanındaki eğitim-istihdam uyumsuzluğunun çarpıcı bir örneği olarak öne çıkıyor.
Konuya ilişkin Türk Havadis’e konuşan Türkiye Biyologlar Derneği Başkanı Birsel Gonca, Biyologların istihdam alanının sınırlı olduğuna değinerek yeni fırsatlar yaratmak için çalıştıklarını belirtti. Gonca, öğrencilere ise düzenli staj ve aktif saha çalışmaları yapmaları için çağrıda bulundu.
Vakıf üniversiteleri deneyde, devlet üniversiteleri altyapıda güçlü
Türkiye Biyologlar Derneği Genel Başkanı Birsel Gonca, Türkiye'deki 64 üniversitede biyoloji bölümü bulunduğunu ve bu durumun çeşitli avantaj ile dezavantajları beraberinde getirdiğini belirtti. Gonca, vakıf üniversitelerinin yüksek yatırım maliyetleri ve laboratuvar giderlerini karşılama konusunda deneysel çalışmalar için daha elverişli imkanlar sunduğunu ifade etti. Öte yandan, temel bilim altyapısı güçlü olan devlet üniversitelerinde biyoloji eğitimi alan ve bu alana ilgi duyan öğrencilerin de önemli bir akademik ayrıcalığa sahip olabildiğini vurguladı.

“Biyoloji, birçok alanda istihdam potansiyeline sahip”
Birsel Gonca, biyolojinin doğası gereği çok geniş bir uygulama alanına sahip temel bir bilim dalı olduğunu hatırlattı. Ancak Türkiye’de biyologların istihdam alanlarının çoğunlukla Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile sınırlı algılandığını belirten Gonca, “Oysa biyoloji, tarımda katma değerli ürün geliştirme, gıda güvenliği ve analizleri, kozmetik sektörü, biyoteknoloji, nanoteknoloji gibi birçok farklı alanda güçlü bir istihdam potansiyeline sahiptir.” dedi.
TBD’den biyolog istihdamı için yeni strateji
Kontenjan planlamasının kritik önemine işaret eden Gonca, “Biyoloji bölümlerindeki kontenjanların, istihdam alanları dikkate alınarak planlanması en önemli adımlardan biridir. Nitelikli ve donanımlı mezun sayısının artırılması ancak bu planlama ile mümkün olacaktır” dedi. Bu doğrultuda, TBD Genel Başkanı Birsel Gonca, derneğin en önemli hedeflerini şöyle açıkladı:
“Biyologların istihdam alanlarını kurumsal ve özel sektör düzeyinde tanımlamak, bu alanları genişletmek ve sürdürülebilir hale getirmektir. Bu kapsamda ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birlikleri geliştirilmekte, stratejik planlamalar hazırlanmakta ve uygulamaya yönelik adımlar atılmaktadır. Yeni istihdam alanlarının oluşturulmasına yönelik olarak yürüttüğümüz kümeleme çalışmaları ise ekoturizm, ekolojik çevre, sürdürülebilir tarım ve tüketmeden üretim modelleri başlıkları altında devam etmektedir. Bu çalışmalarla biyologların gerçek yetkinliklerini ortaya çıkaracak ve kendi iş alanlarını oluşturmalarına imkân sağlayacak sistemler geliştirmeyi hedefliyoruz.”

“Asıl farkı yaratan sürekli gelişimdir”
Genç biyolog adaylarına ve biyoloji bölümünü tercih etmeyi düşünen öğrencilere net bir çağrıda bulunan Gonca, şu önerilerde bulundu:
“Genç biyologlara en önemli tavsiyemiz iyi bir gözlemci olmalarıdır. Bununla birlikte diploma bir başlangıçtır. Asıl farkı yaratan ilgi duyulan alanlarda sürekli gelişimdir. Bu nedenle öğrencilerimizin birinci sınıftan itibaren sertifikasyon programlarına katılmaları, Erasmus ve benzeri uluslararası projelerle farklı deneyimler kazanmaları, düzenli staj yapmaları ve saha çalışmalarına aktif olarak katılmaları büyük önem taşımaktadır.”




