Özel Haber / İlkay Gürler

Bedelli askerlik ücreti güncellenerek 417 bin lira seviyesine ulaştı. Bu artış kamuoyunda geniş çaplı tartışmaları da beraberinde getirdi. Konuya ilişkin Türk Havadis’e konuşan Emekli Tümgeneral Rafet Kılıç, 417 bin liraya yükselen bedelli askerlik ücretlerinin toplumsal adalet duygusunu zedelediğini ve ‘parası olanın askerlik yaptığı’ bir algı yaratarak ayrışmaya yol açtığını vurguladı. Yüz binlerce yoklama kaçağı bulunan mevcut sistemde, askerliğin ekonomik duruma göre ayrışmaması gerektiğini belirten Kılıç, yarı profesyonel yapının korunarak sistemin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“417 bin lira, toplumda derin bir adaletsizlik yaratıyor”

Emekli Tümgeneral Rafet Kılıç, bedelli askerlik ücretinin 417 bin lira seviyesine ulaşmasının toplumdaki adalet duygusunu ciddi şekilde zedelediğini belirtti. Bu meblağın geniş bir kesim için imkansız, dar bir kesim içinse sıradan olduğunu vurgulayan Kılıç, “Ödeme gücü olanlar askerliği bedelli yaparken, imkanı olmayanlar ya ağır kredi yükleri altına giriyor ya da zorunlu askerlik yapıyor. Bu durum, bedelli askerlik uygulamasının toplumda ayrışmayı artırmasına ve adalet duygusunun zedelenmesine yol açabilecek bir tablo ortaya koymaktadır.” dedi.

Askerler1

“Yüz binlerce genç sistemin dışında kalıyor”

Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yüz binlerce yoklama kaçağı ve bakaya bulunduğuna dikkat çeken Kılıç, mevcut koşulların bu tabloyu daha da ağırlaştırabileceğini şu sözlerle belirtti.

“Bir kesimin yoklama kaçağı veya bakaya durumuna düşerek askerlikten kaçınma eğilimi göstermesi de dikkat çekmektedir. Bu durum, askerlik gibi temel bir yükümlülüğün toplumda tartışmalı ve ayrıştırıcı bir başlık haline gelmesine neden olmaktadır. Nitekim Milli Savunma Bakanı’nın açıkladığı üzere, Türkiye’de yüz binlerce yoklama kaçağı ve bakaya bulunmaktadır. Mevcut koşullar devam ederse bu sayının artması kaçınılmaz görünmektedir.”

“Sınırsız bedelli uygulaması asker millet anlayışıyla örtüşmüyor”

2019 sonrasında bedelli askerliğin kalıcı hale getirilmesini yorumlayan Rafet Kılıç, uygulamanın Türk milletinin ‘asker millet’ anlayışıyla ve Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarıyla tam olarak örtüşmediğini söyledi. Kılıç, “2019’a kadar bedelli askerlik sınırlı bir istisnaydı. Kalıcı hale getirilmesiyle birlikte personel temin dengesinin korunması daha kritik bir hale geldi. Tamamen profesyonel bir ordu modeline geçiş hem maliyet açısından çok ağır sonuçlar doğurabilir hem de Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları bakımından riskler barındırabilir. Ancak mevcut uygulamanın uzun vadede personel karşılama oranlarını olumsuz etkilemesi ve bu dengenin bozulması riski bulunmaktadır” dedi.

Askerler

“Askerlik sadece askeri değil, toplumsal bir eğitimdir”

İdeal askerlik sistemine dair görüşlerini paylaşan Kılıç, askerliğin vatandaşlık bilincine katkı sağlayan yönüne vurgu yaparak şunları söyledi:

“Günümüz savaş teknolojileri muharip unsurların profesyonel olmasını zorunlu kılıyor, TSK bu konuda zaten mesafe kat etti. Ancak tamamen profesyonel bir yapı Türkiye için uygun değil. Olası bir seferberlik durumunda, temel eğitim almış geniş bir insan kaynağına sahip olmak en büyük avantajımızdır.”

“Askerlik sistemi adalet, eşitlik ve sürdürülebilirlik temelinde yeniden ele alınmalı”

Emekli Tümgeneral Rafet Kılıç, askerliğin toplumsal bir eğitim süreci olarak da önemli bir işleve sahip olduğunu vurgulayarak vatandaşlık bilincinin gelişmesine katkı sağlayan bu yönünün göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Askerlik sisteminin bireylerin ekonomik gücüne göre şekillenmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Kılıç, çözüm önerilerini şöyle özetledi:

Sınav kaygısına karşı uzmanından uyarılar: Bu sınav her şey değil
Sınav kaygısına karşı uzmanından uyarılar: Bu sınav her şey değil
İçeriği Görüntüle

“Toplumdaki adalet ve eşitlik duygusunu güçlendiren, ülkenin savunma ihtiyaçlarını karşılayan, sürdürülebilir ve dengeli bir yapı sunan bir askerlik sisteminin oluşturulması gerekmektedir. Bu çerçevede bedelli askerlik uygulaması da dahil olmak üzere tüm unsurlar, toplumsal hassasiyetler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.”