Türk siyasetinin kendine özgü isimlerinden Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının yıl dönümünde saygı ve özlemle anılıyor. Hayatı boyunca vatan, millet ve inanç ekseninde şekillenen duruşuyla tanınan Yazıcıoğlu, ilkeli siyaseti ve kararlı tavrıyla hafızalarda yer edindi.
SİYASİ KARİYERİNE ÜLKÜCÜ GENÇLİK DERNEĞİ'NDE BAŞLADI
1954 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde dünyaya gelen Yazıcıoğlu’nun, genç yaşlarda başlayan dava bilinci hayatının merkezinde yer aldı. Henüz 14 yaşındayken katıldığı Ülkücü hareket içinde kısa sürede öne çıktı; 1970’li yıllarda Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini üstlenerek Türk gençliği üzerinde etkili bir lider haline geldi.
Muhsin Yazıcıoğlu, siyasi kariyerini 1978 yılında Ülkücü Gençlik Derneği’nin kurucu genel başkanı olarak sürdürdü. Bu süreçte gençlik hareketleri içinde aktif rol üstlenen Yazıcıoğlu, 1980 yılında ise Milliyetçi Hareket Partisi’nde genel başkan müşaviri olarak görev alarak siyaset sahnesindeki etkisini artırdı.

7,5 YIL SÜREN TUTUKLULUK
12 Eylül Darbesi sonrasında yargılanan ve uzun yıllar cezaevinde kalan Yazıcıoğlu, bu süreçten taviz vermeden çıktı. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılanan Yazıcıoğlu; 7,5 yıl süren tutukluluğunun önemli bir bölümünü hücrede geçirmesine rağmen, fikirlerinden geri adım atmadı.
TÜRK SİYASETİNDE YENİ BİR YOL
Siyasi hayatına 1987’den itibaren yeniden yön veren Yazıcıoğlu, 1991’de Milliyetçi Çalışma Partisi'nden Sivas milletvekilliğine seçildi. 1993 yılında kurduğu Büyük Birlik Partisi ile Türk siyasetinde yeni bir yol açtı. Vesayet odaklarına karşı duruşu, özellikle 28 Şubat Süreci sırasında sergilediği tavırla daha da belirgin hale geldi.
SİYASET ANLAYIŞI HALKTA SES UYANDIRDI
"Ben tertemiz ellerimi size uzatıyorum. Bu eller kire bulaşmadı. Bu eller ihanete ortak olmadı" sözleriyle siyasetteki anlayışını ortaya koyan Yazıcıoğlu, dürüstlük ve samimiyet vurgusunu her zaman ön planda tuttu. Gençlere yönelik “Eller silah değil, kalem tutmalı” çağrısı ise onun toplumsal vizyonunun önemli bir yansıması oldu.

ŞÜPHELİ KAZA HALA HAFIZALARDA
Muhsin Yazıcıoğlu, 2009 yerel seçim çalışmaları kapsamında ilk kez helikopter kiralayarak Kahramanmaraş’taki mitingine katıldı. "Hazineden yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz. Seçimlerde iddialıyız." sözleriyle seçimlere iddialı girdiklerini vurgulayan Yazıcıoğlu’nun içinde bulunduğu helikopter, Çağlayancerit’teki programın ardından Yozgat’ın Yerköy ilçesine gitmek üzere havalandı.
Ancak 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi kırsalında helikopter düştü. Günler süren arama çalışmalarının ardından Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin cansız bedenine Keş Dağı’ndaki Kanlıçukur mevkisinde ulaşıldı.
Yazıcıoğlu için 31 Mart 2009’da Ankara’daki Kocatepe Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen törenin ardından, Türk bayrağına sarılı naaşı binlerce kişinin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı. Yazıcıoğlu, vasiyeti doğrultusunda Taceddin Dergâhı’na defnedildi.

ANKARA'DAKİ KABRİ HER ZAMAN ZİYARET EDİLİYOR
Aradan geçen yıllara rağmen Yazıcıoğlu’nun hatırası tazeliğini koruyor. Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda bulunan kabri, her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Sözleri, şiirleri ve siyasi mirasıyla anılan Yazıcıoğlu, Türk siyasi tarihinde “dava adamı” kimliğiyle anılmaya devam ediyor.

Muhsin Yazıcıoğlu, Türk siyasetinde sergilediği ilkeli ve dik duruşuyla anılmaya devam ediliyor.
"Ben Türk’üm Türk esir olmaz,
Ben Türk’üm Türk devletsiz olmaz,
Ben Türk’üm Türk bayraksız olmaz,
Ben Türk’üm Türk ezansız olmaz,
Ben Türk’üm Türk hürriyetsiz olmaz."




