Filodan gelen son bilgilere göre, askeri botlarla yakın tacize uğrayan filodaki 23 tekne ile irtibat tamamen kesilirken, 10 tekne İsrail askerleri tarafından ele geçirildi. Müdahale edilen teknelerde 18 Türk aktivistin bulunduğu öğrenildi.


10 tekne ele geçirildi: 18 Türk aktivist askerlerin elinde

İsrail donanmasının müdahale ederek durdurduğu ve el koyduğu teknelerin isimleri; Sadabad, Munki, Kaktüs, Zeo Raster (Zeo Faster), Amanda, Holy Blue, Furleto, Barbaros, Isobella ve Blue Toys olarak açıklandı.

Askerlerin kontrolü sağladığı teknelerde bulunan ve mahsur kalan Türk aktivistlerin isimleri ise şu şekilde:

Cactus Teknesi: Fatma Zengin, Bilali Yıldırım, Sibel Dugan.

Sadabad Teknesi: Zeynel Abidin Özkan, Yasin Yalçın, Validin Asaf, Tunç Yılmaz, Mustafa Şimşek, Mustafa Guzyaka, Muhammed Ensar Aslan, Emrullah Demir.

Amanda Teknesi: Arif Yılmaz, Erol Büyük, Hüseyin Kılıç, Mehmet Harput, Mehmet Sait İspir, Orhan Kara, Rahim Mercan.

Barbaros Teknesi: Abdulmecid Bağçivan, Muhammed Huzeyfe Küçükaytekin, Sinan Akılotu.


39 ülkeden dev konvoy: Türkiye'den 96 katılımcı var

Hava muhalefeti nedeniyle bir süre Antalya açıklarında demirledikten sonra yeniden uluslararası sulara açılan filoda, küresel bir dayanışma dikkat çekiyor. Toplamda 54 tekneden oluşan dev konvoyda Türkiye'den 96 aktivist yer alıyor.

Organizasyona ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Avustralya, Brezilya, Güney Afrika, Mısır, Malezya ve Pakistan'ın da aralarında bulunduğu 39 farklı ülkeden insan hakları savunucuları katılım sağlıyor.

21 İlde kara para operasyonu: Rasim Ozan Kütahyalı tutuklandı!
21 İlde kara para operasyonu: Rasim Ozan Kütahyalı tutuklandı!
İçeriği Görüntüle

Uluslararası sularda "Yüzer cezaevi" kuruldu

İsrail basınına ve askeri kaynaklara yansıyan detaylar, operasyonun önceden planlanmış bir provokasyon olduğunu gözler önüne serdi. Maariv gazetesinin haberine göre; İsrail ordusu, Şayet 13 Deniz Komando Birliği'ne ait botlar, hücumbotlar ve bir çıkarma gemisiyle filonun önünü kesti.

Daha da dikkat çekici olanı, İsrail'in aktivistleri alıkoymak amacıyla denizin ortasına özel bir "yüzer gözaltı hücresi" (yüzer cezaevi) inşa ettiği bildirildi. Yedioth Ahronot gazetesine konuşan askeri yetkililer ise, aktivistlerin uyarılara uymaması durumunda askerlerin "soğuk silahlar" ve gerekirse Mavi Marmara'da olduğu gibi gerçek mermiler kullanabileceği tehdidinde bulundu.

İsrail güvenlik bürokrasisi, organizasyonun içinde 2010'daki filoyu da organize eden İHH'nın yer almasını bu sert müdahaleye bahane olarak öne sürüyor. Ayrıca olası bir küresel tepkiyi kontrol altında tutabilmek adına operasyonun iletişim yönetimi ordu sözcülüğünden alınarak doğrudan İsrail Dışişleri Bakanlığı'na devredildi.


"Netanyahu yolsuzluk davasından kaçmak için krizi kullanıyor"

Uluslararası hukuku hiçe sayarak sivil yardım teknelerine açık denizde yapılan bu baskın, İsrail iç siyasetinde de büyük bir tartışma başlattı. Ağustos 2025 ve Nisan 2026 tarihlerinde de benzer yardım filolarına saldıran Tel Aviv yönetiminin, bu operasyonları bir iç siyaset malzemesi yaptığı iddia ediliyor.

İsrail muhalefeti, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun acil güvenlik toplantılarını bahane göstererek yıllardır yargılandığı rüşvet ve yolsuzluk davasının duruşmalarını ertelettiğini vurguluyor. Muhalifler, Netanyahu'nun kendi özgürlüğünü kurtarmak ve yargıdan kaçmak adına Akdeniz'deki tansiyonu bilerek tırmandırdığı eleştirilerini yüksek sesle dile getiriyor.


Hafızalardaki acı: 2010 Mavi Marmara katliamı

İsrail'in bu son hamlesi, 31 Mayıs 2010'daki kanlı Mavi Marmara baskınını yeniden akıllara getirdi. O dönem yine Gazze ablukasını delmek için yola çıkan yardım gemisine İsrail komandoları uluslararası sularda şafak operasyonu düzenlemişti.

Askerlerin helikopter ve botlardan açtığı ateş sonucu gemideki 9 Türk aktivist olay yerinde, ağır yaralanan Uğur Süleyman Söylemez ise yıllar süren komanın ardından hayatını kaybetmiş ve toplam can kaybı 10'a yükselmişti. Bu kanlı baskın, Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerin yıllarca kopmasına neden olan derin bir krizi tetiklemişti. Akdeniz'de irtibatın koptuğu 23 tekne ve rehin alınan aktivistlerin durumu endişeyle takip ediliyor.