Özel Haber / Berfin Türegün
İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelikle tüm kafa karışıklıklarının ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Bu ay sonunda açıklanması beklenen kurallara ilişkin tebliğde, vatandaşları rahatlatacak düzenlemelerin yer alacağı belirtiliyor. Trafik kanununda yapılması planlanan değişikliklere göre araç içi multimedya sistemleri tamamen yasaklanmayacak; ancak seyir hâlindeyken ekranlarda video oynatılması yasak olacak.
Denetimlerin hem trafik ekipleri hem de muayene istasyonları tarafından yapılması planlanırken, ihlal eden sürücülere ceza uygulanacak. Konuya ilişkin Türk Havadis’e konuşan Trafik Uzmanı Alpay Lök, bu değişikliklerin önemli olsa da yeterli olmadığına dikkat çekerek araç muayene sisteminin de güncellenmesi gerektiğini belirtti. Lök, düzenlemenin buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyerek asıl sorunların daha derinde olduğuna dikkat çekti.
“Araçta yapılan her değişiklik güvenli olmalı”
Trafik Uzmanı Alpay Lök, araçlarda yapılan her türlü değişikliğin güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Araç üzerinde yapılan her değişiklik güvenli olmak zorundadır. Bu temel kuraldır. Bunun birkaç nedeni var. Bunlardan biri, araç üreticisinin fikri mülkiyet hakları ve sorumluluğudur. Araç kaç yaşında olursa olsun üreticinin sorumluluğu devam eder. Araçta yapılan değişiklikler, tıpkı bir binada yapılan tadilat gibi değerlendirilmelidir. Nasıl ki bir binada değişiklik yapılırken mimari projeye ve mevzuata uygunluk aranıyorsa, araçlarda da benzer bir yaklaşım gerekir. Üreticinin bu değişikliklere itirazının olmaması ve yapılan işlemlerin mevzuata uygun olması gerekir.”
“Düzenlemeler buzdağının görünen kısmı”
Mevcut düzenlemelerin kapsamına da dikkat çeken Lök, denetim ve mevzuat boyutunun genişletilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu noktada Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, TSE üzerinden yürüttüğü tadilat mevzuatı esas alınmalıdır. Araç üzerindeki tüm değişiklikler bu mevzuata uygun olmalıdır. Bu sadece ses sistemleriyle sınırlı değildir; aydınlatma, süspansiyon, egzoz gibi tüm unsurları kapsar. Mevcut düzenlemelerde cezalar çok yüksek değil. Gürültüyle ilgili ayrı bir ceza uygulaması var. Ancak konu sadece ses sistemleri değil, daha geniş bir çerçevede değerlendirilmelidir. Yapılan düzenlemeler buzdağının görünen kısmı, asıl sorunlar daha derinde.”
“Yangın ve kaza riski göz ardı edilmemeli”
Araçlara sonradan yapılan müdahalelerin ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çeken Lök, özellikle elektrik sistemine yapılan eklemelerin tehlikesine işaret ederek, “Özellikle şehirler arası otobüslerde çıkan yangınlarda, sonradan çekilen elektrik kablolarının etkisi olduğu biliniyor. Araçlara sonradan eklenen prizler, kahve makineleri veya diğer cihazlar için yapılan elektrik tesisatları ciddi risk oluşturuyor. Benzer şekilde, küçük araçlarda ön panelde yapılan değişiklikler de çarpışma anında tehlike yaratabilir. Bu tür uygulamaların mutlaka mevzuata uygun olması gerekir.” dedi.

“Muayene sistemi güncellenmeli”
Türkiye’de araç standartlarının Avrupa Birliği ile uyumlu olduğunu ancak denetim tarafında eksiklikler bulunduğunu belirten Lök, “Türkiye, Avrupa Birliği üyesi olmasa da Gümrük Birliği kapsamında olduğu için üretilen ve ithal edilen araçlar AB standartlarına uygun olmak zorundadır ve bu konuda sorun yoktur. Ancak araç muayene sistemi aynı seviyede değildir. Mevcut sistem güncel teknolojileri tam olarak kapsamaz; örneğin gelişmiş sürücü destek sistemleri muayenelerde kontrol edilmemektedir. Bunun nedeni, muayene sisteminin eski şartlara göre belirlenmiş olmasıdır. Sonuç olarak, trafik kanunundaki değişiklikler önemli olsa da yeterli değildir, araç muayene sisteminin de güncellenmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.





