İran'ın resmi haber ajansı Tasnim'de yer alan son dakika bilgilerine göre, Tahran yönetimi ikinci bir emre kadar ABD ile olan tüm barış görüşmelerini, metin alışverişlerini ve dolaylı temasları tamamen durdurdu.
Müzakerelerin durdurulma gerekçesi Lübnan saldırıları
İranlı üst düzey yetkililer tarafından yapılan resmi açıklamada, diplomatik ilişkilerin tek taraflı olarak askıya alınmasının temel gerekçesi olarak; İsrail’in Lübnan ve Gazze topraklarındaki askeri saldırılarının şiddetlenerek sürmesi ve ABD'nin bu duruma olan desteği gösterildi.
Bölgesel güvenliği sarsacak küresel bir adım atan Tahran, kritik deniz ticaret rotalarını da hedef aldı. İran kanadından yapılan resmi duyuruda, deniz sınırlarına yönelik radikal kararla ilgili olarak şu sert ifadeler paylaşıldı:
"İsrail ve müttefiklerini cezalandırmak amacıyla, küresel petrol ve ticaret ağının kalbi olan Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatmaya ve Bab el-Mandeb Boğazı dahil olmak üzere bölgedeki diğer stratejik cepheleri harekete geçirmeye karar verilmiştir."
Masaya dönmek için 3 katı şart istendi
Tahran yönetimi, ABD ile köprüleri atan kararın ardından, diplomatik sürecin yeniden başlayabilmesi ve müzakere masasına geri dönülmesi için yerine getirilmesi zorunlu olan 3 maddelik bir şart listesi ilan etti.
İran'ın masaya dönüş için sunduğu o şartlar:
İsrail rejiminin Gazze ve Lübnan coğrafyasındaki askeri saldırılarını derhal ve koşulsuz olarak sonlandırması gerekliliği,
İsrail askeri unsurlarının Lübnan'da işgal altında tuttukları tüm bölgelerden tamamen geriye çekilmesi gerekliliği,
İran'ın bu süreçteki bölgesel, siyasi ve diplomatik görüşleri tamamen karşılanana kadar, uluslararası hiçbir alternatif ara bulucu görüşmenin gerçekleştirilmeyeceği esası.
İran'ın özellikle Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi ve ABD ile diyaloğu tamamen koparması, küresel piyasalarda ve petrol fiyatlarında şimdiden büyük bir hareketlilik başlattı. Beyaz Saray'dan konuya ilişkin nasıl bir yanıt geleceği ise dünya kamuoyu tarafından endişeyle bekleniyor.




