Zeynel Emre, mahkeme kararlarının sadece bir genel başkanlık yarışı ya da koltuk değişimi yaratmadığını; kurultay takvimi yasal sınırları aşacağı için partinin seçime katılma yeterliliğini tamamen kaybedebileceğini vurguladı.
"Son geçerli kurultay 2020 yılında: CHP seçime giremeyebilir"
Mahkemenin aldığı mutlak butlan kararı uyarınca 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultay ve sonrasındaki tüm kongrelerin hukuken iptal edildiğini hatırlatan Emre, bu senaryoda partinin son yasal ve geçerli kurultayının Temmuz 2020 tarihli büyük kurultay olduğuna dikkat çekti. Siyasi Partiler Kanunu ve parti tüzüğünü anımsatan Emre, tehlikenin boyutunu şu sözlerle anlattı:
2023, 4-5 Kasım ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihlidir. Gerek Siyasi Partiler Yasası, gerek buna dayanarak hazırlanan tüzüklere göre 2 yıl artı 1 yıl uzatmalı olmak üzere en fazla 3 yılda bir kurultaylar yapılmak zorundadır. Bu süre yasal olarak 6 yılı geçerse o siyasi parti genel seçimlere giremez, bu hukuken çok açıktır.
"Sürecin arkasında iktidar odaklı siyasi mühendislik var"
Yaşanan yargısal sürecin tamamen “siyasi mühendislik” operasyonu olduğunu savunan Zeynel Emre, mahkemenin çifte standart uyguladığını iddia etti. Genel Merkez kararı için eski yönetimin tedbiren göreve iade edildiğini ancak benzer gerekçelerle iptal edilen İstanbul İl Kongresi için aynı tedbir kararının uygulanmadığını belirten Emre, şöyle konuştu:
“Bakın işin nasıl bir siyasi mühendislik olduğunu buradan görelim. Genel Merkez’e bir butlan sonrasında tedbiren bir görevden uzaklaştırma ve eski yönetimin getirilmesine karar verildi. Aynı gerekçelerle İstanbul İl Kongresi de iptal edildi ve sonra yapılan kongreler de geçersiz sayıldı. Ancak dikkat ederseniz İstanbul için eski yönetimin gelmesine dair bir tedbir kararı verilmedi.”
"İstanbul’da hesap başka: Eski yönetim sürece karşı"
İstanbul İl Kongresi'ne yönelik tedbir kararı verilmemesinin bilinçli bir hesap hatası olduğunu öne süren CHP Sözcüsü, eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun aldığı cezaya ve siyasi yasağına rağmen, o dönemki eski yönetim kadrosunun büyük bir bölümünün bu mutlak butlan operasyonuna karşı bayrak açtığını söyledi. Emre, “Oradaki siyasi mühendislik devam edecek. Orada hesapta süreci zamana yayıp kendi istedikleri gibi bir yönetim atayacaklar. Bunu bildikleri için eski yönetimi tedbirle geri getirmiyorlar” dedi.
"Pazartesi, yarın imzaları topluyoruz: Kaçış yok"
Krizi kökten çözmek için olağanüstü kurultay delegelerinin hemen harekete geçeceğini duyuran Zeynel Emre, imza toplama işlemlerinin pazartesi günü (yarın) itibarıyla resmen başlatılacağını ilan etti:
Biz pazartesi, yarın imzayı topluyoruz. Çok kısa süre içinde topladığımızı göreceksiniz, yani orada hiçbir sorun yok. Mahkeme hangi delege yapısını yetkili kabul ediyorsa o delegelerle toplarız. Üye isterse üye, kim yetkiliyse onun imzasını getiririz. Mahkemenin kararı doğrultusunda yetkili olan delegelerin hepsinin imzasını toplayacağız.
"Süreci yaymanın mantığı yok, 2019’daki gibi duvara toslarlar"
Kurultayı ertelemenin partiyi ateşe atmak olduğunu söyleyen Emre, iktidar destekli bu yargısal hamlelerin ters tepeceğini belirterek 2019 yılındaki yerel seçimleri hatırlattı:
"Süreci zamana yayarak ilerletmenin hiçbir mantığı yok. Öyle doğru hesaplar yapılsaydı, 2019’da sandığa giren dört oyun üçü geçerli, biri geçersiz sayılıp İstanbul yerel seçimi iptal edilmezdi. Sonuçta o mühendisliği yapanlar 800 bin fark yedi. Bu hesaplar yine duvara toslar."
"Eski yönetimde de kurultay isteyenler var, PM bu yüzden iptal edildi"
Mahkeme kararıyla geçici olarak göreve getirilen eski Genel Merkez yönetiminin içinde de vicdanlı isimler olduğunu ve bu durumun planları bozduğunu iddia eden Emre, “Eski yönetim içinde de önemli bir sayıyla, ‘Bu yapılan olmaz kardeşim, bir an evvel seçime ve kurultaya gidilmeli’ diyen üyeler olduğu için son Parti Meclisi (PM) toplantısı apar topar iptal edildi” diyerek sözlerini noktaladı.





