Özel Haber / Berfin Türegün

Zonguldak’ta faaliyet gösteren Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) madenlerinde, yerin yüzlerce metre altında aynı vardiyada 520 işçinin görev yaptığı ocaklarda, olası bir acil durumda kullanılacak kurtarma asansörünün yalnızca 4 kişilik kapasiteye sahip olduğu belirlendi. Müfettişler, bu kapasiteyle tüm işçilerin tahliyesinin yaklaşık 13 saat sürebileceğini hesapladı. Buna karşın bilirkişi heyetinin “tehlike yok” yönündeki değerlendirmesi kamuoyunda tartışma yarattı.

Zonguldak’ta özel bir maden ocağında yaşanan facianın ardından ölüm riski gerekçesiyle üretimin durdurulduğu TTK işletmelerinde, denetim raporları yeni sorunları da ortaya koydu. Yedek jeneratörlerin çalışma sistemi ve havalandırma altyapısında hayati eksiklikler tespit edilirken, en çarpıcı başlık ise acil tahliyede kullanılacak kurtarma kafesinin kapasite yetersizliği oldu. Konuya ilişkin Türk Havadis’e konuşan Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil ise, “Varsa teknik eksikler derhal giderilmeli, bizim için öncelik her koşulda işçi sağlığı ve iş güvenliğidir” diyerek sürecin yakından takip edildiğini vurguladı.

Hakan Yeşil-1

YER ALTINDA 520 İŞÇİ, 4 KİŞİLİK KURTARMA KAFESİ

Hakan Yeşil, müfettiş raporunda yer alan tespitlere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bu konu Türkiye Taşkömürü Kurumu Kozlu Müessesesi için gündeme getirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Rehberlik ve İş Teftiş Kurulu İş Müfettişlerince hazırlanan raporda bu tespitin yer aldığı belirtiliyor olsa da iş durdurma kararı gerekçeleri arasında değildir. Kurtarma kafesi olarak tanımlanan kafes, kuyu içinde personel ve malzeme nakliyesi için kullanılan ana kafes ile kuyu duvarı arasında bulunan küçük boşluğa yerleştirilen 4-6 kişilik bir asansördür. Asıl görevi ana kafeste mekanik bir sorun olduğunda ana kafesteki personeli tahliye etmek ve ağırlıklı olarak bakım çalışmalarında kullanılmaktır. Gerektiğinde sınırlı sayıda personeli tahliye etmek amacıyla kullanılabilir.”

KAPASİTE YETERSİZLİĞİ TARTIŞMASI

Kafeslerin yeni olmadığını vurgulayan Yeşil, kapasite tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Tüm üretim bölgelerindeki her kuyuda ana kafesin yanında bulunan küçük kafes mevcuttur. Kuyular yapıldığı günden beri bu küçük kafesler zaten var. Yönetmeliklerde 2016 yılında yapılan değişikliklerin ardından 2025 yılına kadar herhangi bir eksiklik bildirilmediğini biliyoruz. Bu durumun mevzuattan kaynaklı yorum farklılıklarından kaynaklandığı ifade ediliyor. Her 6 ayda bir tüm üretim bölgelerinde tahliye tatbikatları yapılmaktadır. Tüm ocaklar Acil Durum Yönetmeliği’ne uygun yollarla kısa süre içinde tahliye edilebilmektedir. Ana ihraç sistemi enterkonnekte sisteme doğrudan bağlıdır ve ana kafesler kesintisiz çalışmaktadır, kapasiteleri yeterli durumdadır.”

“EKSİKLİKLER BİR AN ÖNCE GİDERİLSİN”

Raporda yer alan yedek jeneratör ve havalandırma sistemlerine ilişkin iddiaları da değerlendiren Yeşil, teknik ve hukuki sürece işaret ederek şöyle konuştu:

Kadın yoksulluğu şiddeti tetikliyor: Hukukçular yorumladı
Kadın yoksulluğu şiddeti tetikliyor: Hukukçular yorumladı
İçeriği Görüntüle

“Bu tamamen teknik ve hukuki bir konudur. Eksik varsa bu eksikliklerin bir an önce giderilmesi gerekir. Mesele, eksiklik değil de iş güvenliğine yönelik ek destek sistemleri sağlamaksa onlar da bir an önce yapılmalıdır. Çünkü bizim için öncelik işçi sağlığı ve iş güvenliğidir. İş Müfettişlerinin Mayıs 2025 tarihli denetim raporlarının ardından Sendika olarak, işçilerimizin iş sağlığı ve güvenliği koşullarını takip etmek üzere TTK Genel Müdürlüğü’ne resmi yazılar yazdık. İşyerlerinde var olabilecek tehlike ve risklerin azaltılması ve eksikliklerin giderilmesi için görüşmeler yaptık, ivedi bilgi talep ettik. TTK İş Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanlığı tarafından verilen cevapta kurum yönergelerine göre eksiklik bulunmadığı, rapordaki hususların mevzuatın farklı yorumlanmasından kaynaklandığı ve bu konuda komisyon kurulduğu ifade edildi.”

“ÖNCELİĞİMİZ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ”

Madencilerin süreci yakından takip ettiğini ifade eden Yeşil, kamuoyuna şu sözlerle mesaj verdi:

“Maden işçilerimiz süreci yakından takip ediyor ve biz de gelişmeler hakkında onları bilgilendiriyoruz. Zonguldak ve bölgesi 177 yıllık bir üretim kültürüne sahiptir. TTK, Türkiye’de madenciliğin okuludur. Bugün ocaklarda alın teri döken madenciler, kuşaklar boyu bu işi yapan ailelerin çocuklarıdır. Taşkömürü, demir-çelik sanayisinin ana hammaddelerinden biridir ve ülkemizde yalnızca Zonguldak Kömür Havzası’nda üretilmektedir. Biz yaşanan sorunların bir an önce çözülmesini ve işçi sağlığı ile iş güvenliğinin tam sağlandığı koşullarda üretimin sürmesini istiyoruz.”