Özel Haber / Berfin Türegün

Anksiyete tedavisinde alternatif yöntem arayışları sürerken, Japonya’daki dört üniversitenin ortak yürüttüğü bir araştırmada geliştirilen PA-915 adlı deneysel kimyasal bileşiğin, fareler üzerinde yapılan çalışmalarda anksiyete ve depresyon benzeri belirtileri yaklaşık sekiz hafta boyunca azalttığı bildirildi. Bilim dünyasında ilgi uyandıran bu gelişmeye rağmen, uzmanlar söz konusu yaklaşımın henüz insanlarda test edilmediğini ve mevcut tedavilerin yerini almasının kısa vadede mümkün görünmediğine dikkat çekiyor. Türk Havadis’e konuşan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ali Erdoğan bu yeni yöntemlere temkinli yaklaşılması gerektiğini vurguladı.

‘Aşı’ ifadesi tartışmalı, yöntem deneysel aşamada

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Ali Erdoğan, kamuoyunda “aşı” olarak anılan yöntemin aslında farklı bir yapıya sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:


“Şu an konuşulan yöntem, klasik anlamda bir aşı değil; daha çok deneysel bir biyolojik tedavi yaklaşımıdır. Ayrıca henüz insanlarda uygulanmış, etkinliği ve güvenliği kanıtlanmış bir yöntem değildir. Dolayısıyla mevcut durumda ilaçların yerini alması söz konusu değil. Günümüzde anksiyete tedavisinde ilaçlar ve psikoterapiler (özellikle bilişsel davranışçı terapi) etkinliği kanıtlanmış, güvenilir yöntemlerdir.”

Anksiyete Depresyon

“Gerekli bir devrim demek için erken”

Mevcut tedavi yöntemlerinin etkinliğine dikkat çeken Doç. Dr. Erdoğan, bazı durumlarda yeni arayışların kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Anksiyete zaten tedavi edilebilir bir durum. Elimizde etkili ilaçlar ve psikoterapiler var. Ancak bazı hastalarda tedaviye yanıt yetersiz olabiliyor, ilaç yan etkileri sorun olabiliyor ve tedaviye uyum zor olabiliyor. Bu nedenle yeni tedavi seçeneklerine ihtiyaç her zaman vardır. Bu tür yaklaşımlar, özellikle tedaviye dirençli vakalar için gelecekte alternatif olabilir. Ancak şu an için ‘gerekli bir devrim’ demek erken olur.” ifadelerini kullandı.

Anksiyete ile mücadelede çok boyutlu yaklaşım

Anksiyete ile baş etme yöntemlerine de değinen Erdoğan, sürecin çok yönlü ele alınması gerektiğini belirterek, şu şekilde konuştu:

“Anksiyete ile baş etmede en etkili yaklaşım çok boyutludur. Öncelikle kişinin kendi düşünce süreçlerini fark etmesi önemlidir. Otomatik olarak ortaya çıkan olumsuz düşünceler çoğu zaman sorgulanmadan doğru kabul edilir; bu nedenle bu düşünceleri fark etmek ve gerçekçi olup olmadıklarını değerlendirmeyi öğrenmek sürecin temelini oluşturur. Anksiyeteyi sürdüren en önemli faktörlerden biri kaçınma davranışlarıdır. Kişi kaygı yaratan durumlardan uzaklaştıkça kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede anksiyete pekişir. Bu nedenle kontrollü ve kademeli yüzleşme iyileştirici bir rol oynar. Bedensel belirtilerin doğru yorumlanması da kritik bir noktadır. Bu belirtileri felaketleştirmek yerine normalleştirmek, kaygının şiddetini azaltır. Ayrıca düzenli uyku, kafein tüketiminin azaltılması ve fiziksel egzersiz sinir sistemi üzerinde dengeleyici bir etki oluşturur. Son olarak, gerektiğinde profesyonel destek almak önemlidir.”

Roberto Mancini Türk Havadis'e konuştu: Galatasaray'ı böyle görmek beni mutlu ediyor
Roberto Mancini Türk Havadis'e konuştu: Galatasaray'ı böyle görmek beni mutlu ediyor
İçeriği Görüntüle