Özel Haber: Tevhide İrem Zorlu
Fotoğraf: İlkay Gürler
Pek çok kronik hastalığın temelinde sağlıksız yaşam alışkanlıkları bulunuyor. Günümüzde kronik hastalıkların büyük kısmı yaşam tarzı kaynaklı olduğu için sağlığı korumak, tedavi etmekten çok daha önemli. Sağlıklı yaşam yalnızca hastalıkların olmaması değil, bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak iyi olma hâlinin korunması anlamına geliyor.

“HAREKETSİZ BİR TOPLUMUZ”
Gençlerde dahi ciddi esneklik ve hareket kısıtlılığı gözlemlediğini söyleyen Altunkürek, “Üniversite öğrencilerine de yoga ve pilates dersi veriyorum. 18-19 yaşındaki gençler dizlerini açamıyor, sürekli masa başında oturdukları için. Bedenleri kapalı. İnsan vücudu oturmak için yaratılmadı. Günde bir saat egzersiz bile aslında az. Maalesef hareketsiz bir toplumuz. Geçmişte insan kendi gücünü kullanıyordu şimdi ise tamamen hareketsiz bir yaşam var. Bugün hastalıkların büyük bölümü hareketsizlikten kaynaklanıyor. Tek ilaç; hareket, kaliteli uyku ve az yemek. Bu üçü sağlandığında çoğu zaman ne ilaca ne de hastaneye ihtiyaç kalır.” dedi.
KİLO SORUNUNUN ALTINDA PSİKOLOJİ OLABİLİR
Beslenme ve kilo problemlerine yalnızca diyet listeleriyle yaklaşmanın yetersiz olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Şeyma Zehra Altunkürek, bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekerek, “Kilo verememenin altında çoğu zaman mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ve motivasyon eksikliği gibi psikolojik nedenler yatıyor. İnsanlar ‘Ben yine yapamayacağım’ düşüncesiyle başlıyor. O direnci kırmadan, özgüveni inşa etmeden sadece ilaçla çözüm olmaz. Koçluk sürecinde kişilerin güçlü yönlerini ortaya çıkarıyoruz ve iç motivasyonu destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
ZENİTH WELL’DE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM
Kurduğu Zenith Well şirketi aracılığıyla zihinsel, ruhsal ve fiziksel iyilik halini birlikte ele aldıklarını ifade eden Altunkürek, ”Bireyleri sekiz farklı alanda değerlendiriyoruz. Sadece beslenmeye odaklanmıyoruz. Duygusal yeme mi var, zihinsel bir yük mü var, ekonomik ya da çevresel stres mi etkiliyor? Hepsini birlikte değerlendiriyoruz. Devlette de, özel yerde de olması gereken bu.” dedi.
Altunkürek, sempozyumlar ve eğitimler düzenlediklerini aktararak, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane’de ders verdiğini de sözlerine ekledi.

TAKVİYE GIDALARA TEMKİNLİ YAKLAŞIM
Dengeli beslenen bireylerin çoğu zaman ek takviyeye ihtiyaç duymadığını söyleyen Altunkürek, ”Özellikle kadınlarda dönemsel demir takviyesi gerekebilir. Her gün rutin takviye kullanmak şart değil. Doğal beslenme esas olmalı. Yoğurt en güçlü probiyotiktir, yumurta en değerli protein kaynaklarından biridir. Kuru fasulye ve yeşil mercimek gibi bitkisel proteinleri artırmalıyız” diye konuştu.





