Bilim dünyası “sabah insanı mı, gece insanı mı?” tartışmasına yeni bir boyut kazandırdı. 89.283 katılımcıyı kapsayan geniş ölçekli bir genetik analiz, erken uyanmayı ve sabah daha enerjik olmayı genetik yapının etkilediğini gösterdi. Araştırmaya göre, sabahları daha kolay ayağa kalkanlar, biyolojik saat ve ışık algısı ile ilişkilendirilen belirli gen kümelerini taşıyor.
BİYOLOJİK SAATİ VE IŞIK ALGISINI ETKİLEYEN GENLER BULUNDU
Çalışmada 15 farklı gen bölgesi tespit edilirken, bunların büyük bölümünün PER2, PER3, RGS16, VIP, HCRTR2, FBXL3 gibi sirkadiyen ritim (biyolojik saat) ve gözün ışığı algılama süreçleriyle ilişkili genlerin yakınında bulunduğu bildirildi.
Araştırmacılara göre bu genetik diziler, beynin ışıkla senkronizasyonunu düzenleyen mekanizmalarla bağlantılı. Bu da erken kalkma alışkanlığının, modern alarm saatlerinden çok güneş ışığı ve genetik zamanlama sistemi ile ilişkili olabileceği anlamına geliyor.
GENETİK SİNYALLER GÖZ-BEYİN-HORMON HATTINA İŞARET EDİYOR
Araştırmada kullanılan genom haritalama grafikleri, “sabah insanı” olan bireylerde sinyallerin özellikle ışık duyarlılığı ve uyku hormonu regülasyonu ile ilgili gen çevrelerinde yoğunlaştığını gösterdi. Uzmanlar, bu durumun sabah erken uyanmanın sadece psikolojik motivasyonla açıklanamayacağını belirtiyor.
UYKU, PSİKOLOJİ VE METABOLİZMA İLE BAĞLANTI
Bilim insanları “sabah insanı” fenotipinin yalnızca uyku saatini değil, insomnia, depresyon eğilimi ve vücut ağırlığı gibi başka değişkenlerle de istatistiksel ilişki gösterdiğini aktardı. Araştırma ekibi, söz konusu ilişkinin nedensellik yönünün henüz net olmadığını ancak bulguların dikkat çekici olduğunu ifade etti.




