Özel Haber / Ebru Şahin

Ramazan Bayramı ile birlikte artan tatlı tüketimi hem sağlıklı bireyler hem de kronik hastalığı olanlar için risk oluşturuyor. Diyetisyen Ersin Özdemir, bayramın ölçüsüz tüketim dönemi haline gelmemesi gerektiğini söyleyerek özellikle şeker tüketimi, çocuk beslenmesi ve diyabet hastalarının dikkat etmesi gereken noktalar hakkında Türk Havadis’ açıklamalarda bulundu.

Günlük şeker sınırı ve tatlı seçimi

Bayramda en çok tüketilen gıdaların başında gelen tatlılar için porsiyon kontrolünün şart olduğunu belirten Özdemir, şeker tüketiminin belli bir sınırda tutulması gerektiğini belirterek, Dünya Sağlık Örgütü’nün referans değerlerine göre şekerin günlük kalori alımının %10’unu geçmemesi gerektiğini ifade eden Özdemir, “Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerine göre günlük şeker tüketimi toplam kalorinin yüzde 10’unu geçmemeli. Bu da ortalama bir birey için yaklaşık bir dilim baklavaya denk geliyor. Bu yüzde 10’u doldurmak zorunda değiliz, ne kadar az o kadar iyi. Günlük bir porsiyonu geçmemek en sağlıklısıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bayram mesajı: Gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bayram mesajı: Gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız
İçeriği Görüntüle

İkram baskısına karşı: nazikçe “hayır” demek ayıp değil

Bayram ziyaretlerinde artan ikram baskısından bahseden Özdemir, toplumda ayıp olur düşüncesiyle gereğinden fazla tüketim yapıldığını söyledi. Özdemir, ısrarcı davranışlara karşı olması gereken yaklaşımı şöyle anlattı, "Farsça'da hayır kelimesi hayırlı olandan gelir, bu yüzden nazikçe reddetmek ne karşıdaki insanı kırar ne de ayıp olur. Misafirlikte 'Seni görmeye geldim, şu an karnım tok' diyerek ikramı geri çevirmek çok daha iyidir. Unutmamalıyız ki Peygamber Efendimiz de midenin sadece üçte birinin yemekle, kalan kısmının ise su ve nefesle doldurulmasını öğütlemiştir” dedi.

Bayram Tatlı

Çocuklarda Şekerin "Uyuşturucu" Etkisi

Türkiye’nin çocuklarda abur cubur tüketiminde dünyada ilk sıralarda yer aldığını belirten Özdemir, şeker tüketiminin biyolojik bir bağımlılığa dönüştüğünü vurguladı. Şekerin çocuklar üzerindeki etkisini sert bir dille eleştiren Özdemir, "Şeker bugün hem yetişkinler hem de çocuklar için en büyük uyuşturucudur. Çocuklarda görülen dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve hatta epilepsi atakları ile şeker tüketimi arasında doğrudan bir bağ vardır. Çocuklara önce gerçek gıdalarla doymayı öğretmemiz gerekiyor. Tatlılar sadece küçük miktarlarda tüketilmeli" dedi.

Ailelere de çağrıda bulunan Özdemir, çocukların mutfak süreçlerine dahil edilmesinin ve doğru beslenme alışkanlıklarının küçük yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekti.

Şeker kısa vadede enerji, uzun vadede sorun

Aşırı şeker tüketiminin vücutta ani enerji artışı sağladığını ancak bunun geçici olduğunu belirten Özdemir, ardından gelen düşüşün daha büyük sorunlara yol açtığından bahsederek, “Şeker tüketildiğinde dopamin ve serotonin gibi hormonlar artar. Ancak bu artış çok kısa sürelidir. Sonrasında yorgunluk, halsizlik ve uyku hali ortaya çıkar. Bu durum özellikle çocuklarda daha belirgin görülür” dedi. Özdemir, bu dengesizliğin dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi sorunlara da zemin hazırlayabileceğini belirtti.

Ersin Özdemir Haber Içi-1

Diyabet hastaları için risk daha büyük

Diyabet ve tansiyon hastalarının bayramda diğer insanlara göre çok daha temkinli olması gerektiğini hatırlatan özellikle şerbetli ve yoğun şeker içeren tatlıların riskli olduğunu belirterek, "Tatlı tüketmeden önce kudret narı kullanmak veya tatlıyı tahin gibi bir yağ kaynağı ile buluşturmak şekerin kana karışma hızını dengeler. Tatlı yedikten sonra oturmak yerine hareket etmek, kasların şekeri doğrudan yakmasını sağlar. Özellikle diyabet hastaları parıl parıl parlayan, glikoz şerbetli baklavalardan ve gece yenen tatlılardan kesinlikle uzak durmalıdır, çünkü porsiyon kontrolü yapılmadan yenen her tatlı vücut için bir düşmandır" dedi.

“Bayram yeme bombardımanı değildir”

Bayramın anlamına dikkat çeken Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı, “Bayram bir yeme bombardımanı değildir. Paylaşmanın birlikte olmanın ve dengeyi korumanın zamanıdır. Ölçüyü kaçırmadan, sağlığımızı koruyarak geçirmek en doğrusudur” dedi.