Edebiyat köşemizde bugünkü konuğumuz yazar Betül Özlem Yurdakul. Yazarın ilk çalışması olan “Kilit” isimli kitabı büyük ilgi görmüştü. İlk kitaptan sonra yayın yönetmenliğini yaptığı “Öykülerle Yolculuk” isimli antoloji kitabına bolca katkıda bulunmuş.
Müstakil Evler Sokağı isimli yeni kitabı; ATAKAR Yayınevinden çıkmış. Editörlüğünü Ayşe Manav, kapak tasarımını ise Burhanettin Şenli yapmış. Yayın Yönetmenliği koltuğu Melek Koç’a ait. Aynı zamanda fotoğraf sanatçısı olan yazarımız, ilk kitabın kapağını da kendi hazırladığı gibi birçok yazar arkadaşına da fotoğraflarıyla ilham olmuş.
***
Betül Hanım ikinci kitabınız hayırlı olsun! İlk kitabınız Kilit büyük dikkat çekmişti. Ters köşeleri seven, su gibi akıp giden bir öykü kitabıydı. Ayrıca kapağını da çok beğenilmişti. Yeni kitabınızda ters köşeler var mı? Biraz kitabınızdan bahseder misiniz?
Bu kitabımda çok fazla ters köşe bulamayacaksınız. Çünkü bu kitabımın merkezine hayatı ve hayatın içinde her gün görüp selam verdiğimiz ama gerçekte tanımadığımız insanları koydum. Görmezden geldiğimiz bu karakterleri mercek altına aldım. Yaşanmışlıklar üzerine kurguladığım on üç farklı öyküden oluşan bir kitap.
Öyküleri yazmaya başlamadan; herhangi bir çalışma, taslak veya plan yapıyor musunuz?
Tabii ki. Konu üzerinde çalışmadan, araştırmadan, bolca okumadan iyi bir eser ortaya koymak mümkün değil. Ancak benim için ilk cümle çok önemli. İlk cümleyi yazdıktan sonra devamı kendiliğinden geliyor. Nasıl olduğunu inanın bende bilmiyorum.
Öyküde ki karakterleri nasıl oluşturuyorsunuz? Özellikle “Haydar Bey” karakterini ben çok beğendim.
“Müstakil Evler Sokağı” öyküsünde ki “Haydar Bey” karakteri, yaşadığım sokakta, karşı binamızda oturan Haydar Amcadan esinlenerek kurguladığım bir karakter. Aslında çevremizde o kadar güzel yaşanmışlıklar, aşklar veya ıstıraplar var ki. Bizler, mahalle kavramı bittiğinden beri yaşantımızda birçok şeyi göremiyoruz. Yenidünya düzeninde herkes hayatını kapalı kapılar arkasında yaşadığından, anlarda; neler olup-bittiğini bilmiyoruz. Bilemiyoruz. Sonradan da olaylara vakıf olamıyoruz. Komşuluk ilişkileri bittiğinden, bir ömür harcadığımız bu beton binalarda; belki de kendi hapishanemizi kurup, orada yalnız başımıza yaşıyoruz. Öykülerimle biraz da bu duruma vurgu yapmak istedim.
Kitabınızı okuyanın hafızasında neler kalacak?
Bu soruyu okuyuculara sormak lazım. Çünkü her okur, kitabın farklı bölümünden etkilenecektir. Kimi okurken kaybettiği babasıyla hüzünlenirken, bir diğeri kendine benzettiği karakterle mutlu bir yolculuğa çıkacaktır. Ben ise hayatın içindeki bazı ayrıntılara biraz daha dikkatli bakmamız gerektiğini, söyleyebilirim.
***
Betül Özlem Yurdakul’a edebiyatımıza kattıklarından dolayı çok teşekkür ederim. Okurunuz ve imzanız bol olsun! Değerli okuyucularımız; yazarımızın kitabına, gazetemiz adına indirimli ve imzalı olarak ([email protected]) adresinden ulaşabilirsiniz.
Röportaj: Adnan Özer