Özel Haber / Tevhide İrem Zorlu
Fotoğraf / İlkay Gürler
Teknolojinin ve yönetim modellerinin hızla değiştiği bu ekosistemde, hem bireyler hem de kurumlar "en iyi" kalabilmenin yollarını arıyor. Peki, bir yöneticiyi veya çalışanı profesyonel yaşamda kalıcı kılan şey nedir? Sadece teknik yetkinlik yani liyakat mi, yoksa zor zamanlarda kurumun yanında durmayı sağlayan sadakat mi?
Yöneticilik yetkinliktir
Prof. Dr. Ünsal Sığrı, yönetimin sadece akademik bir kürsü konusu değil, bir sanat olduğunu vurguluyor. Teorinin uygulama ile desteklenmesi gerektiğini belirten Sığrı, üniversite eğitimlerinin bu noktada köprü görevi gördüğünü ifade ederek, “"Yönetim, bilimsel temellere dayalı bir zanaat ve sanattır. Uygulamayı çok iyi bilenlerin bazen teoriyi geliştirmeye ihtiyacı olur. Biz, yöneticiliği ve liderliği aslında öğrenilen bir davranış ve yetkinlik olarak görüyoruz” dedi.
Baltayı sürekli bileylemek: Gelişim yolculuğu
Başarılı profesyonellerin ortak özelliğinin "asla doymayan bir öğrenme azmi" olduğunu belirten Prof. Dr. Sığrı, sanayi ve iş dünyasından deneyimli isimlerin hala gelişim peşinde koştuğunu hatırlattı.
Hem liyakat hem sadakat!
İş dünyasının kronikleşen "Yetenekli ama aidiyeti düşük çalışan mı, yoksa sadık ama ortalama bir performans mı?" tartışmasına Prof. Dr. Ünsal Sığrı son noktayı koydu. Kurumların en büyük riskinin ortalamanın hüküm sürdüğü, niteliksiz bir yapıya dönüşmek olduğunu belirten Sığrı, kurtuluşun bu iki kavramın sentezinde olduğunu vurgulayarak,”En iyilerle çalışmak bir tercih değil, zorunluluktur. Sadece bedeniyle değil, ruhuyla bağlanan çalışan bulmak çok zordur ve önemlidir” diyerek liyakat ve sadakatin önemini belirtti.




