Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların ardından sosyal medyada dizilerdeki şiddet içerikleri hedef haline geldi. Bu süreçte bazı büyük markalar, şiddet unsuru barındıran yapımlara reklam vermeyeceklerini açıkladı. Gelişme medya sektöründe yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Tepkilerin artması üzerine Televizyon Yayıncıları Derneği yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşanan acı olayların toplumda farklı değerlendirmelere neden olmasının doğal olduğu ancak bu tür çok boyutlu meselelerin tek bir mecra üzerinden açıklanmasının doğru olmadığı vurgulandı.

“Sorun tek başına televizyon değil”

Dernek, çocukların ve gençlerin korunmasının yalnızca televizyon içerikleriyle sınırlı bir konu olmadığını belirtti. Aile, eğitim, sosyal çevre ve dijital platformlar gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Sosyal medya ve dijital platformlara dikkat çekildi

Açıklamada, denetimi sınırlı olan sosyal medya ve dijital oyun platformlarında yer alan zararlı içeriklerin de göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edildi. Şiddet ve dezenformasyon içeren içeriklerin bu alanlarda daha hızlı yayıldığına işaret edildi.

“Reklam yönü değişirse risk artar”

Dernek, reklamların televizyon yerine kontrolsüz dijital mecralara yönelmesinin, bu platformlardaki zararlı içeriklerin artmasına neden olabileceği uyarısında bulundu. Bu durumun toplumsal etkilerinin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

“Sağduyulu ve çok boyutlu yaklaşım şart”

Açıklamanın sonunda, genelleyici ve tek taraflı değerlendirmeler yerine sağduyulu bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği vurgulandı. Tüm paydaşların ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin, çocukların korunması açısından kritik olduğu ifade edildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Çocukların suçlarında aileler de sorumlu tutulabilir
Adalet Bakanı Akın Gürlek: Çocukların suçlarında aileler de sorumlu tutulabilir
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Televizyon Yayıncıları Derneği