Türk dili ve kültür tarihi açısından eşsiz bir kaynak olan “Dîvânu Lugâti’t-Türk”, bu yıl yazılışının 952. yıl dönümünü kutluyor. Büyük Türk bilgini Kaşgarlı Mahmud tarafından kaleme alınan eser, 25 Ocak 1072’de yazılmaya başlanmış ve dört defa düzelttikten sonra 10 Şubat 1074’te tamamlanmıştır. Bilinen tek yazma nüshası İstanbul'daki Fatih Millet Kütüphanesi'ndedir. Nüsha, kitabın yazılış tarihlerini açıkça belgelemektedir.
ESER, ARAPLARA TÜRKÇEYİ ÖĞRETMEK İÇİN YAZILDI
Kaşgarlı Mahmud, eseri Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazmıştır. Ancak “Dîvânu Lugâti’t-Türk” sadece bir sözlükten ibaret değildir. Eserde, Türk boylarının coğrafyası, sosyal yapısı, gelenekleri, töreleri ve folklorik değerleri detaylı şekilde aktarılmıştır. Ayrıca halk şiirleri, atasözleri, deyimler ve destan parçaları da eserde yer alır. Bu yönüyle eser, hem dilbilim hem de kültür tarihine ışık tutan eşsiz bir kaynak olarak kabul edilmektedir.
Kaşgarlı Mahmud, eseri yazarken dönemin İslam dünyasında Türklerin artan önemine dikkat çekmiş ve Araplara Türkçenin zenginliğini göstermeyi amaçlamıştır. Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Malazgirt zaferi sonrasında Türklerin ve Türk dilinin öneminin daha da arttığı bir dönemde kaleme alınan eser, Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu ortaya koymuştur.
TÜRK DİLİNİN İLK SÖZLÜĞÜ NİTELİĞİNDE
Eserin giriş bölümünde Türk dilinin Arap dili ile birlikte yürüdüğünü ifade eden Kaşgarlı Mahmud, Türk kültürünün ve uygarlığının zenginliğini de vurgulamıştır. Kitapta yer alan atasözleri, deyimler ve şiir örnekleri, Türklerin sözlü edebiyat geleneğinin izlerini günümüze taşımaktadır. Kaşgarlı Mahmud, sözlükte tanımladığı her kelimenin örnek cümlelerle desteklenmesine özen göstermiş, böylece eser, çağdaş sözlük biliminin yöntemleriyle uyumlu bir biçimde hazırlanmıştır.
Kaşgarlı Mahmud, eserinde Türklerin gücünü, bilgeliğini ve kültürel derinliğini aktarırken, Araplara Türkçe öğrenmenin önemini dini ve akli gerekçelerle açıklamıştır. Ona göre Türklerin dilini öğrenmek, hem Peygamber’in buyruğu hem de aklın gereğidir. Bu yaklaşımıyla Kaşgarlı Mahmud, Türk sözlükçülüğünün atası olarak kabul edilmektedir.
BİR NÜSHASI İSTANBUL'DA BULUNUYOR
Eserin çoğaltılmasını üstlenen Muhammed bin ebî Bekr ibn ebi’l-Feth, Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün yaklaşık iki yüz yıl sonra 1 Ağustos 1266 tarihinde el yazısıyla kopyalanmasını sağlamıştır. Bu nüsha, günümüzde İstanbul Millet Kütüphanesi’nde korunmaktadır.

İLK TÜRK DÜNYASI HARİTASI BU ESERDE
Eserde yer alan harita ise ilk Türk dünyası haritası olma özelliğiyle büyük bir tarihi değere sahiptir. Öte yandan; Fatih Millet Kütüphanesi’ndeki nüsha esas alınarak, eser 1941 yılında Türk Dil Kurumu ve 1990 yılında Kültür Bakanlığı tarafından tıpkıbasım olarak yayımlanmıştır.

Ayrıca UNESCO, 2024 yılını “Dîvânu Lugâti’t-Türk Yılı” ilan ederek eserin evrensel önemine dikkat çekmiştir.
952 yıl sonra bile “Dîvânu Lugâti’t-Türk”, Türk dili ve kültürünün ortak hafızasını koruyan, gelecek nesillere miras bırakan eşsiz bir kaynak olarak önemini korumaya devam ediyor.





