Özel Haber-Dilara Dilşah Canikli

Türklerin yüzyıllardır kutladığı, baharın gelişini ve yenilenmeyi simgeleyen Nevruz Bayramı; 21 Mayıs 2025’te Budapeşte’de gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi’nde alınan karar ile artık TDT kapsamında ortak bir bayram olarak kutlanıyor.

Konuyla ilgili olarak Türk Havadis’e değerlendirmelerde bulunan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fırat Purtaş, bu bayramın özellikle 1990’lı yıllarda terör örgütüyle ilişkilendirildiğini ve artık Türkiye’de gerçek anlamını kazandığını vurguladı.

Türk dünyası birbirine ne kadar yaklaşırsa, bütünleşirse Nevruz gibi geleneksel değerlerin de bir o kadar canlandığını kaydeden Prof. Dr. Purtaş, geçtiğimiz 35 yıllık tarihi sürecin bunun kanıtı olduğunu belirtti.

“BAYRAM TÜRKİYE'DE, TÜRK DÜNYASININ BÜTÜNLEŞMESİYLE GERÇEK ANLAMINI KAZANDI”

Nevruz’un Türkiye’de belirli yıllarda terör örgütüyle ilişkilendirilen bir bayram olduğunu ancak son yıllarda Türk dünyasının bütünleşmesi ile bu bayramın Türkiye’de ve Türk dünyasında gerçek anlamını kazandığını vurgulayan Purtaş, şu ifadeleri kullandı:

1990'lı yıllarda Nevruz Türkiye'de daha çok belli bir etnik grupla ve maalesef terör örgütüyle ilişkilendirilen bir bayramdı. Halbuki Kuzey Yarımküre’de yaşayan akraba ve komşu halkların ortak bayramı olan Nevruz; insanları birleştiren, bir araya getiren, baharın gelişi, doğanın uyanışıyla ilgili bir bayram. Bu bayram Türkiye'de, Türk dünyasının bütünleşmesiyle gerçek anlamını kazandı. Bugün artık Türk dünyasının ortaklığını ve insanlığın ortak kültürel değeri olarak barışını, huzurunu ve gelecek açısından birlikteliğini ifade ediyor.

KÜLTÜREL DİPLOMASİ KURUMLARINA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Geçtiğimiz 35 yıl içerisinde Türk dünyasının kültürel anlamda ciddi bir dönüşüm geçirdiğini kaydeden Purtaş; bu dönüşümde ve kültürel etkileşimde özellikle Türksoy, TDT, Türkiye'nin Yunus Emre Enstitüsü gibi kültürel diplomasi kurumlarının ve en önemlisi de Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi gibi yükseköğretim kurumlarının çok ciddi rol oynadığını vurguladı.

Nevruz Fırat Purtaş

YENİ NESİL KENDİ KİMLİKLERİYLE GELECEKLERİNİ İNŞA EDİYOR

Prof. Dr. Purtaş, bugün artık hemen hemen her üniversitede Nevruz etkinlikleri düzenlendiğini belirtti. Nevruzun gelenekle, mirasın yaşatılmasıyla ilişkisinin işlendiğini ve bu anlamda da gelecek nesillerin küreselleşme, kentleşme ve kültürel dejenerasyon sürecinde kendi değerleriyle, gelenekleriyle, kendi kimlikleriyle geleceğini inşa ettiklerini ifade etti.

Ankara’da esnaf yol ayrımında: Ya zam gelecek ya ekmek bitecek
Ankara’da esnaf yol ayrımında: Ya zam gelecek ya ekmek bitecek
İçeriği Görüntüle

Öte yandan Purtaş, 21 Mart Nevruz Bayramı’nın Birleşmiş Milletler (BM) tarafından da Nevruz Bayramı olarak ilan edildiğini not düştü.

“NEVRUZ’U GERÇEK ANLAMINI İFADE EDECEK ŞEKİLDE KUTLAMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Nevruz’un kimler tarafından kutlandığını ise şu ifadelerle kaydetti:

“Bugün bizler Nevruz'u; Kuzey Yarımküre'deki Türk halklarıyla birlikte İranlılar, Afganistanlılar, Rusya'da yaşayan Türk halkları ve diğer toplumlar ile birlikte akrabalıkların, komşulukların ve ortak geçmişin bir mirası olarak daha anlamlı ve gerçek anlamını ifade edecek şekilde kutlamaya devam ediyoruz.”

“BİZİ BİR ARAYA GETİREN ŞEY BARIŞ DİLİ”

Değerlendirmesinde ortak alfabenin Türk dünyasının birleşmesi hususunda çok stratejik bir araç olduğunun altını çizen Purtaş, esasında bizleri bir araya getiren şeyin barış dili olduğunu vurguladı. Purtaş, şu ifadeleri kullandı:

“Esasında bizi bir araya getiren, birbirimize yaklaştıran şey barış dili. Türk halkları kendi aralarında barış dilini yaygınlaştırdılar. Bugün bu coğrafyada, Avrasya coğrafyasında bir ‘Türk dünyası’ gerçekliği var. Türk dünyası dediğimiz coğrafya barışın, huzurun, kardeşliğin, kültürel uyanışın coğrafyası. Biz bu barış kültürünün İran'da, Afganistan'da, Rusya'da, Kuzey Yarımkürenin genelinde yaygınlaşması için gayret ediyoruz.”

Nevruz Fırat Purtaş 2

TÜRK DÜNYASI BÜTÜN DÜNYADA DİPLOMATİK BİR KAVRAM OLARAK KABUL EDİLİYOR

Türk dünyasında gerçekleştirilen iş birliklerin temelinde de ortak kültür, ortak dil, ortak tarih ve atalarımızın mirasının bulunduğunu kaydetti.

Ortak değerler üzerinde bir iş birliğinin yükseldiğini vurgulayan Purtaş, Türk dünyasının artık bütün dünyada diplomatik bir kavram olarak kabul edildiğini belirtti. Konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu miras üzerinde yükselen bir iş birliği var. Bu iş birliği ticarette, enerjide, siyasi anlamda, güvenlik anlamında ortaklıklara, iş birliklerine dönüştü. Ve artık bir jeopolitik bütünlük olarak Türk dünyası, bütün dünyada diplomatik bir kavram olarak kabul ediliyor, üçüncü ülkeler de Türk dünyasıyla iş birliğini geliştirme yönünde adımlar atıyor.

BARIŞ İÇİNDE BİR ARADA YAŞAMA FELSEFESİ

Bu çerçevede ortak alfabenin dil birlikteliğimizi güçlendirecek önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Purtaş, bunun da geri planında yatan felsefeye bakılması gerektiğini kaydetti. Purtaş, “Bu felsefe; Hoca Ahmet Yesevi'nin felsefesi, Dede Korkut'un felsefesi, Kaşgarlı Mahmut'un felsefesidir. Bu felsefe; barış içerisinde bir arada yaşama, kültürel etkileşim içerisinde paylaşarak zenginleşme ve güçlenmeyi kapsıyor.” dedi.