Özel haber / Tevhide İrem Zorlu
Yeme-içme sektöründe şeffaflık ve sağlıklı beslenme hedefleri doğrultusunda başlatılan detaylı menü uygulaması için geri sayım başladı. Yönetmeliğe göre 1 Temmuz 2026, zincir işletmeler için ise 31 Aralık’a kadar menülerde köklü değişiklik yapılmak zorunda olunacak.

Bizi zorlamaz, maliyet müşteriye yansır!
Sektörün içinden olan işletme sahibi İlker Danabaş, yeni düzenlemenin süreçlerini değerlendirdi. Uygulamanın işletmeler açısından sanıldığı kadar zor olmayacağını dile getiren Danabaş, ”Biz bu işleri zaten birebir kendimiz yapmadığımız için alacağımız ürünlerin içeriklerini toptancılardan öğrenebiliyoruz. Büyük üretim tesisleri gıda mühendisleriyle çalışıyor ve içerik bilgisi onlarda mevcut. Biz yetki belgelerini aldığımız sürece bu bilgileri insanlara detaylı bir şekilde sunabiliriz. Bu bizim için zor bir süreç değil; bir hafta, on gün içerisinde gerçekleştirebiliriz” dedi.
Ancak Danabaş konuşmasının devamında, bu sürecin beraberinde gelecek olan ek sorumlulukların ekonomik boyutuna da dikkat çekerek şunları söyledi:
Güven ilişkisinin sürmesi için kendi gıda mühendislerimizi çalıştırma durumunda kalabiliriz. Bu da bir maliyet demek. Restorana eklenen her maliyet, pandemiden sonraki düzende mecburen müşteriye yansıtılıyor. Tüketici cebinin sağlığını yine koruyamayabilir.

“Yaptık demek için yapılıyor gibi”
İşletme sahibi, detaylı menülerin tüketicinin seçimleri üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağı görüşünde. İçeriklerin teknik kodlarla yazılmasının kafa karışıklığı yaratabileceği görüşünde olan Danabaş, "Marketten aldığımız ürünlerin içeriğinde bir sürü kod var ve çoğumuz bunların ne anlama geldiğini araştırmıyoruz. Bizim sektörde de böyle olacak. Kullanılan yağın bir kodu olacak, biz işleyeceğiz ama tüketici o lezzeti seviyorsa yemeye devam edecek. Bu uygulama biraz 'yaptık demek için' yapılıyor gibi geliyor bana. İnsanların alışkanlıklarını değiştirmek zordur" ifadelerini kullandı.
“Küçük esnafın ‘kaçamak’ yapabileceğini düşünüyorum”
Danabaş, düzenlemenin sektördeki uygulama farklılıklarına dikkat çekerek, büyük ve küçük işletmeler arasındaki makasın açılabileceğini işaret etti. Kurumsal yapıların sisteme dahil olmasının kaçınılmaz ve daha kolay olduğunu ifade ederek şu tespiti yaptı:
Kurumsal yerler, büyük işletmeler zaten bu kurallara uymak zorunda. Ancak küçük esnafın bu konuda biraz daha zorlanacağını veya 'kaçamak' yapacağını düşünüyorum. Eğer denetimler çok sıkı tutulmazsa, herkes kafasına göre bir şeyler yazabilir. Bu durum, kurallara harfiyen uyan işletmeler aleyhine bir haksız rekabet ortamı yaratır. Bence kurumsal devler uyar, küçük esnaf zorlanır. Küçük esnafın ‘kaçamak’ yapabileceğini düşünüyorum.

Sektör şeffaflaşacak!
Uygulama aşamasında olası aksaklıklara rağmen, düzenlemeyi genel olarak destekleyen Danabaş, "Yanlış beyanların önüne geçilmesi için denetim mekanizması hayati önem taşıyor. Yine de genel olarak baktığımızda, sektörün şeffaflaşması adına bu kötü bir adım değil. Sadece uygulama kısmında bazı sancılar ve sıkıntılar yaşanması muhtemel" diyerek uygulamayı beğendiğini dile getirdi.
Yeni yönetmelik neleri kapsıyor?
Bakanlık tarafından hayata geçirilen düzenleme, tüketicilerin tabağındaki tüm detayları bilmesini amaçlıyor. İşte menülerde yer alması zorunlu hale gelen yeni bilgiler:
Yemeğin içindeki tüm ana malzemeler, porsiyon başına düşen enerji miktarı, alerjik reaksiyon riski taşıyan içerikler, alkol veya domuz türevi bileşen olup olmadığı bilgisi. Bu bilgiler basılı menülerin yanı sıra QR kod, dijital ekran veya yazı tahtalarında sunulabilecek.




