Özel Haber: İlkay Gürler
YÖK’ün üniversitelerde kısa süreli staj yerine daha uzun süreli işyeri temelli uygulama modeline geçileceğini açıklamasıyla yükseköğretimde yeni bir eğitim yaklaşımı gündeme geldi. Ön lisans ve lisans programlarında teorik eğitimin sahadaki uygulamalarla bütünleştirilmesini öngören düzenleme, pilot olarak 7 ilde hayata geçirilecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Toplu, modelin doğru uygulanması halinde eğitim niteliğini artırabileceğini söyledi.
TEORİ İLE SAHA DENEYİMİ BİRLEŞİYOR
Prof. Dr. Mehmet Toplu, YÖK’ün önerdiği 7+1 ve 6+2 gibi modellerin özellikle uygulamalı bölümler için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Toplu, “Meslek yüksekokulları, mühendislik, sağlık ve teknik bilimler gibi alanlarda teorik bilginin gerçek üretim ve hizmet süreçleriyle bütünleşmesi, öğrencilerin problem çözme becerisi, mesleki uyumu ve meslek etiği gelişimini destekleyebilir. Ayrıca üniversitelerin bölgesel ekonomiyle kurduğu bağların güçlenmesi, yükseköğretimin toplumsal katkısını da artırabilir.” dedi.
ULUSLARARASI ÖRNEKLER MODELİ DESTEKLİYOR
Uluslararası örneklerin bu modelin olumlu sonuçlar doğurabileceğini gösterdiğini belirten Mehmet Toplu, “Almanya’daki ikili eğitim sistemi, Kanada ve Avustralya’daki kooperatif eğitim modelleri ile bazı İskandinav ülkelerindeki uygulamalı yükseköğretim yaklaşımlarında üniversite eğitimi kontrollü biçimde işyeri deneyimiyle destekleniyor. Bu sayede öğrenciler erken dönemde mesleki beceri kazanıyor, mezuniyet sonrası istihdam oranları artıyor ve eğitim–üretim bağı güçleniyor.” ifadelerini kullandı.

“ÜNİVERSİTE SADECE İŞ GÜCÜ YETİŞTİREN KURUM DEĞİLDİR”
Mehmet Toplu, yükseköğretimde programların giderek piyasa taleplerine göre şekillenmesinin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Üniversitelerin sadece nitelikli iş gücü yetiştiren kurumlar olarak görülmemesi gerektiğini belirten Toplu, “Üniversiteler aynı zamanda eleştirel düşünceyi, temel bilimleri ve uzun vadeli bilgi üretimini önceleyen yapılardır. Programların kısa vadeli sektör ihtiyaçlarına aşırı bağımlı hale gelmesi, kuramsal bilginin ve akademik özerkliğin zayıflamasına yol açabilir.” uyarısında bulundu.
STAJ MODELİNDE GÜVENLİK VE HAK UYARISI
Staj ve işyeri uygulamalarında denetimin kritik önem taşıdığını vurgulayan Mehmet Toplu, “Öğrenci kazanımlarının tanımlanması olumlu bir adım olsa da bu hedeflerin sahada ne ölçüde gerçekleştiği, etkili izleme ve değerlendirme mekanizmalarına bağlı.” dedi. Toplu, iş sağlığı ve güvenliği, fazla mesai ve sigorta primlerinin eksiksiz yatırılması gibi başlıkların da yakından izlenmesi gerektiğini belirterek, özellikle riskli sektörlerde staj yapan öğrencilerin hukuki statüsünün netleştirilmesinin uygulamanın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu vurguladı.





