Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen “Milletle birlikte, milletin emrinde” buluşmasında, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun mektubu kamuoyuyla paylaşıldı. Yapay zekâ teknolojisi kullanılarak aktarılan mektup, salonda uzun süre alkışlandı.
İmamoğlu mesajına, “Kıymetli Genel Başkanım, sevgili yol arkadaşlarım, sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, partimizin milletle birlikte milletin emrinde buluşmasını Silivri zindanından saygıyla, sevgiyle selamlıyorum” sözleriyle başladı.
“Ülke tarihinin en zor günlerinden geçiyoruz”
Mektubunda Türkiye’nin ağır bir kriz döneminden geçtiğini savunan İmamoğlu, demokrasinin, ekonominin, bürokrasinin, adalet ve eğitim sisteminin çökmüş durumda olduğunu ileri sürdü.
Ülkenin önemli kurumlarının “sadakatten başka bir özelliği olmayan ehliyetsiz kadrolara teslim edildiğini” ifade eden İmamoğlu, cezaevlerinin siyasetçiler, belediye başkanları, gazeteciler, aydınlar ve öğrencilerle dolu olduğunu söyledi.
Çalışanların yoksullukla, emeklilerin açlıkla mücadele ettiğini belirten İmamoğlu, gençlerin işsiz, çocukların ise umutsuz bırakıldığını ifade etti. Sokak güvenliği ve uyuşturucu ile mücadele konularında da sert eleştiriler yöneltti.
“Türkiye yine bir yol ayrımında”
İmamoğlu konuşmasında Türkiye’nin tarihsel eşiklerine atıfta bulundu. Osmanlı Devleti’nin son döneminde Tanzimat Fermanı ile yapılan reformları ve I. Dünya Savaşı sonrasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nı hatırlatan İmamoğlu, “Her iki eşikten de büyük reformlar yaparak geçtik. Ülkemiz bugün yine büyük bir yol ayrımında” dedi.
Cumhuriyetin ve demokrasinin bekası için değişen uluslararası düzende Türkiye’ye yakışan bir yer edinilmesi gerektiğini belirten İmamoğlu, bunun için büyük bir reform hamlesine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“Bu reform hamlesini ancak biz yapabiliriz”
İmamoğlu, söz konusu reform sürecinin ancak iktidar değişimiyle mümkün olacağını savunarak, “Ülkenin ihtiyaç duyduğu reform hamlesini ancak biz yapabiliriz. Ülkenin makus talihini 100 yıl önce olduğu gibi ancak Cumhuriyet Halk Partisi değiştirebilir” ifadelerini kullandı.
2023’te başlatılan değişim sürecine ve 2024 yerel seçimlerine değinen İmamoğlu, CHP’nin başarıyı yakalamasının nedenlerini “kapsayıcı, liyakatli ve icraatçı bir anlayış” olarak sıraladı. CHP’nin herkesin inancının, dilinin ve yaşam tarzının güvencesi haline geldiğini savundu.
“CHP teslim alınamaz”
CHP’nin bugün Türkiye’nin birinci partisi olduğunu ifade eden İmamoğlu, 19 Mart’ta başlatılan “kuşatma girişimine” karşı genel başkan ve örgütün dimdik durduğunu belirtti. Belediyelerde dar gelirli, yoksul, kadın ve gençleri koruyan politikaların güven yarattığını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı aday ofisi sürecine de değinen İmamoğlu, CHP’nin Türkiye’yi akıl, bilim, istişare, uzmanlık ve liyakatle yönetmeye hazır olduğunu gösterecek bir programla milletin karşısına çıkması gerektiğini ifade etti.
Ekonomi, eğitim ve sosyal devlet vurgusu
İmamoğlu mektubunda kapsamlı bir reform programı çağrısı yaptı. Üretim ekonomisine dönüleceğini, büyümenin dış borçla değil verimlilik artışı ve arzı genişleterek sağlanacağını belirtti.
“Anadolu Kalkınma Yolu” projesiyle Türkiye’nin uluslararası ticaretin geçiş noktası haline getirileceğini, gıda fiyatlarının düşürüleceğini ve bölgeler arası gelişmişlik farkının azaltılacağını ifade etti.
Parasız ve nitelikli eğitim, devlet okullarının güçlendirilmesi, çocukların aç kalmaması, temel vatandaşlık geliri, barınma hakkı, gençlere istihdam ve yerinden yönetim gibi başlıklarda kapsamlı vaatler sıraladı.
“Bu ülke milletindir”
İmamoğlu mektubunun sonunda, CHP’nin zor zamanların partisi olduğunu vurgulayarak, geçmişte Cumhuriyet’in kurulması ve çok partili sisteme geçiş gibi kritik eşiklerde oynanan role dikkat çekti.
“Bu ülke bizim. Bu memleketin her nimeti bizim. 86 milyon insanın; bir kişinin değil, millet herkesten büyük” sözleriyle mesajını tamamlayan İmamoğlu, salondaki partililere “sorumluluğumuz büyük ama biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz” çağrısında bulundu.
Program, İmamoğlu’nun mesajının ardından alkışlarla sona erdi.




