13 Haziran'da İstinye Üniversitesi Vadi İstanbul Kampüsü’nde düzenlenen etkinlikte, diplomatlar ve uluslararası ilişkiler uzmanları çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
"Ankara zirvesi transatlantik güvenlik için kritik bir dönemeç"
Etkinliğin açılışında konuşan Türk Atlantik Konseyi Başkanı Emekli Büyükelçi Fatih Ceylan, Ankara’da yapılacak zirvenin sıradan bir buluşma olmayacağını, transatlantik güvenliğin geleceğini şekillendireceğini vurguladı. ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerin yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğine işaret eden Ceylan, ittifak içi uyum ve istikrarın korunmasının bu dönemde hayati bir önem taşıdığını belirtti.
YATA Türkiye Başkanı Tuna D. Tanman ise küresel güvenlik algısının kökten değiştiğini ifade ederek şu noktalara dikkat çekti:
NATO’nun önümüzdeki süreçte geçireceği dönüşüm sadece üye ülkeleri değil, tüm uluslararası sistemi doğrudan etkileyecektir. Türkiye, bu stratejik dönüşüm sürecinin en önemli aktörlerinden biridir.
İttifak için varoluşsal sınav
Etkinliğin ilk oturumunda uzmanlar, küresel belirsizlikler karşısında NATO'nun önündeki sınamaları değerlendirdi.
Prof. Dr. Serhat Güvenç: Mevcut jeopolitik riskler nedeniyle Ankara Zirvesi'nin ittifak açısından "varoluşsal" bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Ayşe Küçük: Yaşanan son gelişmeler ışığında bu zirvenin kritik bir eşik olduğunu ve alınacak kararların uzun vadeli sonuçlar doğuracağını aktardı.
Megan Gisclon: İttifakın karşı karşıya olduğu tüm meydan okumalara rağmen, ortak güvenliğin temel direği olan "birlik ve dayanışma" kararlılığını koruduğunu ifade etti.
Türkiye’nin denge politikası ve savunma sanayisindeki yükselişi
İkinci panelde ise Avrupa’nın güvenlik mimarisi ve Türkiye’nin bu mimarideki yeri tartışıldı. Emekli Büyükelçi Fatih Ceylan, Avrupa’nın kendi güvenlik vizyonunda henüz tam bir uyum yakalayamadığını ve ABD-Avrupa hattındaki kırılganlıkların sürdüğünü belirtti.
Prof. Dr. Fahri Erenel ise Avrupa Birliği ile NATO arasındaki savunma ayrışmasının derinleştiğine dikkat çekerek Türkiye’nin pozisyonunu şu sözlerle özetledi:
Türkiye, özellikle Rusya-Ukrayna savaşında başarıyla yürüttüğü denge politikası ve savunma sanayiinde yakaladığı büyük ivme ile küresel diplomasi ve güvenlik arenasında stratejik ağırlığını her geçen gün artırıyor.
Trump’ın körfez talebi gündeme damga vurabilir
Etkinliğin en dikkat çekici öngörülerinden biri ise Türk Atlantik Konseyi Genel Sekreteri Emir Abbas Gürbüz’den geldi. Ankara Zirvesi’nin hem küresel dengeler hem de Türkiye’nin ittifak içindeki konumu için bir dönüm noktası olacağını belirten Gürbüz, deniz ticaret yollarının güvenliğinin zirvenin sıcak başlıklarından biri olacağını söyledi.
Gürbüz, ABD Başkanı Donald Trump'ın zirvede yeni bir taleple müttefiklerin kapısını çalabileceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
Körfez bölgesinde deniz ticareti güvenliği ve mayın tehdidi öncelikli gündem maddesi haline gelebilir. ABD Başkanı Donald Trump’ın, NATO’dan ve özellikle Türkiye’den Körfez’deki mayın temizleme faaliyetlerine çok daha aktif ve fazla katkı talep etmesi beklenebilir.
Ankara Zirvesi öncesi jeopolitik risklerin ve stratejik hamlelerin şifrelerinin çözüldüğü etkinlik, katılımcıların soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Gözler şimdi, küresel güvenliğin yeni rotasının çizileceği temmuz ayındaki Ankara Zirvesi'ne çevrilmiş durumda.




