Kılıçdaroğlu'nun yakın kurmay kadrosundan sızan bilgiler, ana muhalefet partisinde ittifak stratejisinin radikal bir biçimde değiştiğini ve eski ortaklara kapıların bir daha açılmamak üzere kapandığını gösteriyor.
Kılıçdaroğlu’nun, 2023 seçimlerindeki Millet İttifakı ortakları İYİ Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi liderlerine karşı oldukça sert bir ambargo uygulayacağı öğrenildi.
Müsavat Dervişoğlu'na "Muhatap" tepkisi
Kılıçdaroğlu'nun İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile köprüleri tamamen atmasının arkasında, geçtiğimiz günlerde yaşanan bir "soğuk savaş" yatıyor.
Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa geri dönüş adımları attığı süreçte, Dervişoğlu'nun kendisi hakkında sarf ettiği "Onu muhatap almam" ifadelerini unutmadığı belirtildi. CHP liderinin bu çıkışa oldukça tepkili olduğu ve İYİ Parti ile olası tüm kurumsal diyalog ihtimallerini masadan kaldırdığı ifade ediliyor.
Davutoğlu ve Babacan’a ağır suçlama: "Vefasızlar"
Kılıçdaroğlu'nun asıl büyük kırgınlığı ve öfkesi ise Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a yönelik.
Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresine, 14 Mayıs seçim sürecinde her iki partiyi de adeta sırtlayarak CHP listelerinden Meclis’e taşımasına ve onlara temsil gücü kazandırmasına rağmen, seçimlerin hemen ardından sergilenen siyasi tutumu "büyük bir vefasızlık" olarak nitelendirildiği aktarıldı.
14 Mayıs seçimlerindeki o tablo tekrar etmeyecek
Kılıçdaroğlu'nun eski ortaklarına yönelik bu katı tavrı, CHP koridorlarında "Geçmişten ders çıkarma" stratejisi olarak yorumlanıyor. Hatırlanacağı üzere 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Millet İttifakı çatısı altında; DEVA, Gelecek, Saadet, Demokrat Parti ve Türkiye Değişim Partisi’nden toplam 39 isim CHP listelerinden Meclis'e girmişti.
O seçimlerde CHP listelerini kullanan;
DEVA Partisi: 15 milletvekili,
Gelecek Partisi: 10 milletvekili,
Saadet Partisi: 10 milletvekili kazanarak kendi gruplarını ve yollarını çizmişti.
Kılıçdaroğlu'nun, geçmişte kendi eliyle Meclis'e soktuğu bu kadrolarla bir daha asla yan yana gelmek istemediği, önümüzdeki dönemin CHP dış politikasını ve ittifak mimarisini bu "kapalı kapılar" ilkesi üzerine inşa edeceği kesinleşti.



