Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi İktisadi, İdari Ve Sosyal Bilimler Fakültesi Enerji Yönetimi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fatma Didem Tunçez küresel iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Tunçez sıcaklık artışları ve yağış rejimindeki değişimlerin artık yalnızca bilimsel raporlarda değil, günlük yaşamda da hissedildiğini belirtti.
KÜRESEL ISINMA TÜRKİYE’Yİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Tunçez son yüzyılda dünya yüzey sıcaklığının yaklaşık 0,6 derece arttığını, atmosferin alt katmanlarında ise her on yılda ortalama 0,15 derecelik yükseliş yaşandığını ifade etti. Kar ve deniz buzullarındaki erimenin, iklim sistemindeki dönüşümün en somut göstergelerinden biri olduğunu belirten Tunçez özellikle Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğinden en hızlı etkilenen bölgeler arasında yer aldığını söyledi.
Kuzey Kutbu’nda yaz aylarında buz kalınlığının yaklaşık yüzde 40 oranında inceldiğine dikkat çeken Tunçez orta ve yüksek enlemlerde şiddetli yağışların arttığını, subtropikal bölgelerde ise kuraklığın daha yaygın hale geldiğini vurguladı. Sıcak gün sayısının arttığını, soğuk hava dalgalarının ise daha sınırlı yaşandığını belirtti.

TARIM VE ENERJİ SEKTÖRÜ İÇİN RİSKLER ARTIYOR
Türkiye’nin büyük bölümünün yarı kurak iklim kuşağında yer almasının riskleri artırdığını belirten Tunçez çölleşme eğilimi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve tarım topraklarının korunmasının kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
İklim değişikliğinin tarımsal üretim süreçlerini doğrudan etkilediğini ifade eden Tunçez sıcaklık artışları ve yağış düzensizliklerinin hasat takvimlerini değiştirdiğini, sulama stratejilerinin yeniden planlanmasını zorunlu hale getirdiğini dile getirdi. Hayvancılıkta verimlilik için yeni adaptasyon modellerinin geliştirilmesi gerektiğini de ekledi.
Tunçez ayrıca iklim değişikliğinin turizm ve enerji sektörlerini de etkilediğini belirtti. Kış turizminde sezon sürelerinin değişebileceğini, yaz turizminde ise aşırı sıcaklıkların destinasyon tercihlerini değiştirebileceğini söyledi. Enerji tarafında hidroelektrik üretimin su seviyesine bağlı olarak risk altında olduğunu, artan sıcaklıkların elektrik talebini yükseltebileceğini ifade etti.

SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN ACİL ADIM ÇAĞRISI
Türkiye’nin doğru politikalarla iklim değişikliğine uyum sağlayabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Tunçez doğal kaynaklar, genç nüfus ve teknik altyapının önemli avantajlar sunduğunu vurguladı.
Tunçez etkin su yönetimi, su tasarrufu, kuraklığa dayanıklı tarım teknikleri ve enerji verimliliği yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini belirterek, bilinçli planlama ile iklim risklerinin yönetilebilir seviyeye indirilebileceğini ifade etti.
İklim değişikliği ile mücadelede zaman kaybının riskleri büyüteceğini belirten Tunçez, sürdürülebilir gelecek için bugünden harekete geçilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.




