Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nun 22 Nisan 2026 tarihli oturumunda, 6 yıldır kayıp olan Gülistan Dokudosyası yeniden gündeme geldi. DEM Parti ve CHP tarafından verilen iki ayrı Meclis araştırma önergesi, yapılan oylama sonucunda iktidar çoğunluğunun oylarıyla reddedildi.

Önergelerde, son dönemde ortaya çıkan yeni deliller ve tutuklamalar ışığında dosyanın tüm yönleriyle araştırılması talep ediliyordu.

İki ayrı önerge, aynı talep: “Dosya araştırılsın”

DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu ve arkadaşları tarafından verilen önergede, Gülistan Doku’nun kaybettirilme sürecinin tüm yönleriyle araştırılması istendi.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca tarafından sunulan önerge ise özellikle:

  • delil karartma iddiaları
  • kamu görevlilerinin ihmalleri
  • maddi gerçeğin ortaya çıkarılması

başlıklarına odaklandı.

İktidar: “Yargı süreci devam ediyor”

AK Parti temsilcileri, önergelerin reddine gerekçe olarak dosyanın hâlihazırda yargıda olduğunu gösterdi.

AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu,
“Türkiye bir hukuk devletidir, yargısız infaz yapılmamalıdır” diyerek sürecin yargı tarafından yürütüldüğünü vurguladı.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise, yeni delillerin ortaya çıkarıldığını belirterek,
“Suçlular kim olursa olsun adalete teslim edilir” dedi.

İktidar kanadı ayrıca İçişleri Bakanlığı’nın müfettiş görevlendirdiğini ve sürecin devlet tarafından takip edildiğini ifade etti.

Muhalefet: “Bu bir organize delil karartma”

Muhalefet ise Meclis kürsüsünde çok daha sert iddialar dile getirdi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, dosyanın 6 yıl boyunca örtbas edildiğini savunarak,
“Gencecik bir kadının kaybolmasına göz yumuldu” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise,
“Vali, hastane kayıtlarını sildiriyor, kamera kayıtları yok ediliyor. Bu bir çetedir” ifadelerini kullandı.

SIM kart, kamera ve hastane kayıtları iddiası

Meclis tutanaklarına yansıyan iddialara göre dosyada en kritik başlıklar “delil karartma” oldu.

Muhalefetin gündeme getirdiği iddialar arasında:

Sosyal medyada TCDD tuzağı: Ücretsiz bilet vaadine kanmayın
Sosyal medyada TCDD tuzağı: Ücretsiz bilet vaadine kanmayın
İçeriği Görüntüle
  • Gülistan Doku’ya ait SIM kartın aileden alınıp verilerinin silinmesi
  • Tunceli Devlet Hastanesi’ndeki giriş ve sağlık kayıtlarının yok edilmesi
  • Güvenlik kameralarının “kör edilmesi” veya kayıtların silinmesi
  • Daha önce “yok” denilen PTS kayıtlarının sonradan ortaya çıkması

yer aldı.

“Vali çetesi” iddiası ve 12 tutuklama

Tartışmaların merkezinde ise “organize yapı” iddiaları yer aldı.

Meclis tutanaklarına göre, 2025 ve 2026 yıllarında ortaya çıkan yeni deliller doğrultusunda:

  • Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel
  • Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel
  • Dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir

dahil olmak üzere toplam 12 kişinin tutuklandığı ifade edildi.

Ayrıca dosyanın başşüphelisi olarak gösterilen Zeynal Abakarov hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı belirtildi.

Muhalefet, bu tabloyu “devlet gücünü kullanan organize bir yapı” olarak tanımladı.

6 yıllık savunma çöktü iddiası

Tutanaklara göre dosyada dikkat çeken bir diğer başlık ise yıllar boyunca sürdürülen “savunma tezleri” oldu.

Muhalefet, devlet kurumlarının süreci uzun süre “intihar” senaryosu üzerinden yürüttüğünü savundu.

Bu kapsamda öne çıkan iddialar şöyle:

  • Soruşturmanın yıllarca baraj gölü aramalarıyla sınırlı tutulduğu
  • 2020 tarihli kriminoloji raporunda “intihar emaresi yok” denmesine rağmen dikkate alınmadığı
  • Kamera ve PTS kayıtları için “yok” veya “bozuk” denildiği
  • İlk incelemelerde “suç unsuru yok” denilen dijital verilerde sonradan çok sayıda bulgu çıktığı

Ayrıca dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun süreçte “Sorguladık ama bir şey çıkmadı” yönünde açıklamalar yaptığı da tutanaklarda yer aldı.

Muhalefet, tüm bu savunmaların yeni delillerle birlikte çöktüğünü öne sürdü.

İktidar-muhalefet ayrışması derinleşti

Meclis’teki tartışma, sadece bir kayıp dosyası değil; devletin kriz yönetimi, yargı süreçleri ve kamu görevlilerinin sorumluluğu üzerinden daha geniş bir siyasi polemiğe dönüştü.

İktidar, sürecin yargıda ilerlediğini savunurken; muhalefet, Meclis denetiminin özellikle bu tür dosyalarda hayati olduğunu vurguladı.

Kaynak: TBMM