Memurların mesai saatleri dışında katılmak zorunda kaldığı hizmet içi eğitimlerin doğrudan "çalışma süresi" sayılması gerektiğine hükmeden KDK, bu süreçler için ya fazla mesai ücreti ödenmesi ya da ek izin hakkı tanınması yönünde tavsiye kararı aldı. İşte kamuda "angarya" dönemini bitirecek o devrim niteliğindeki kararın tüm detayları!
8 saatlik eğitim "Fazla mesai" sayıldı
Adalet ve hakkaniyet arayan memurlar için bir dönüm noktası olan süreç, bir sağlık çalışanının Kamu Denetçiliği Kurumu’na yaptığı başvuruyla başladı.
Söz konusu personel, kurum içi zorunlu tutulan ve normal çalışma saatlerinin dışına sarkan tam 8 saatlik bir hizmet içi eğitime katıldığını, ancak kendisine ne ek bir ücret ödendiğini ne de idari izin hakkı tanındığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etti. Başvuruyu titizlikle inceleyen KDK, personelin mesai saati dışında harcadığı bu sürenin yasal olarak "fazla çalışma" kapsamında ele alınması gerektiğine hükmetti.
KDK’dan net talimat!
Kamu Denetçiliği Kurumu, ilgili idareye gönderdiği resmi tavsiye kararında, kamu personeline uygulanan bu haksızlığın önüne geçecek net bir formül sundu.
Kararda, mesai saatleri dışındaki eğitimlere katılan çalışanlara öncelikle hak ettikleri süre kadar izin kullandırılmasıgerektiği aktarıldı. Eğer kurumdaki iş yoğunluğu nedeniyle izin verilmesi mümkün olmuyorsa, harcanan her saatin karşılığında fazla mesai ücretinin zorunlu olarak bordroya yansıtılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca fazla çalışma karşılığı verilecek izinlerin, suiistimalleri önlemek adına aynı takvim yılı içinde kullandırılmasının en uygun yöntem olacağı belirtildi.
Anayasa’daki "Angarya yasağı" hatırlatıldı!
Yayımlanan kararın gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın en temel maddelerinden biri olan angarya yasağına çok sert ve net bir atıfta bulunuldu.
Devlet memurlarının emeğinin karşılığının her ne sebeple olursa olsun mutlaka verilmesi gerektiği hatırlatılarak, aksi yöndeki tüm idari uygulamaların açıkça hukuka aykırılık teşkil edeceği vurgulandı. Kamu kurumlarının fazla mesai ve nöbet uygulamalarında geniş bir takdir yetkisi bulunsa dahi, bu yetkinin hiçbir şekilde çalışanın haklarını gasp edecek ya da çalışan aleyhine sonuç doğuracak şekilde kullanılamayacağının altı kalın çizgilerle çizildi. Bu kararın ardından gözler, mesai dışı eğitim düzenleyen diğer tüm kamu kurumlarının atacağı adımlara çevrildi.




