Küresel ekonominin ve jeopolitik dengelerin yakından takip ettiği Pekin zirvesi, beklentilerin altında kalan sonuçlarıyla dikkat çekti. Donald Trump’ın Çin ziyareti, Washington ile Pekin arasındaki tansiyonu düşürme amacı taşısa da kritik başlıklarda istenen ilerleme sağlanamadı.
İki gün süren temaslarda Xi Jinping ile bir araya gelen Trump, özellikle ticaret, teknoloji ve bölgesel güvenlik konularında somut sonuç aradı. Ancak görüşmeler sonrası ortaya çıkan tablo, tarafların stratejik farklılıklarını koruduğunu gösterdi.
İran konusunda beklenen destek gelmedi
ABD yönetiminin görüşmelerde özellikle Orta Doğu denklemine ilişkin destek aradığı belirtilirken, Çin’in İran konusunda net bir pozisyon almaması dikkat çekti.
Washington’un, Tahran üzerindeki diplomatik baskı sürecinde Pekin’den daha açık destek beklentisi olduğu konuşulurken, Çin tarafı bu konuda dengeli ve mesafeli bir tutum sergiledi.
Bu yaklaşım, zirvenin en çok konuşulan diplomatik detaylarından biri oldu.
Ticarette beklenti yüksekti, sonuç sınırlı kaldı
Zirve öncesi Amerikan iş çevrelerinde büyük çaplı ticari anlaşmalar beklentisi oluşmuştu. Ancak görüşmeler sonunda açıklanan ekonomik sonuçların beklentilerin gerisinde kaldığı değerlendirildi.
Öne çıkan gelişmeler arasında:
- Boeing için sınırlı uçak siparişi
- Tarım ve sanayi alanında dar kapsamlı iş birlikleri
- Teknoloji alanında yeni ihracat başlıklarının netleşmemesi
yer aldı.Özellikle ABD tarafının hedeflediği daha geniş ekonomik paketlerin masadan çıkmaması, zirvenin ekonomik boyutunu tartışmalı hale getirdi.
Pekin’den “istikrar” mesajı
Xi Jinping görüşmeler sonrası iki ülke ilişkilerinde “istikrar” ve “öngörülebilirlik” vurgusu yaptı.Pekin yönetimi, ilişkilerin tamamen normalleşmesinden çok, kontrollü rekabet ve karşılıklı denge dönemine odaklanıldığını gösteren mesajlar verdi.
Uzmanlar: Yeni dönem başladı
Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre bu zirve, ABD ile Çin arasında eski iş birliği modeline dönüşten çok, uzun vadeli stratejik rekabetin resmen kabul edildiği yeni dönemin işareti oldu.Ticaret savaşlarının ardından başlayan yeni süreçte iki süper gücün, ekonomik temasları sürdürürken siyasi ve askeri alanlarda rekabeti derinleştirmesi bekleniyor.





