Yürürlükteki uluslararası anlaşmalar uyarınca İsrail, Filistin Yönetimi adına ithalat vergilerini toplamak ve bu fonları Ramallah’a aktarmakla yükümlü. Filistin tarafı, kamu çalışanlarının maaşları ve temel sağlık-eğitim hizmetleri için hayati önem taşıyan bu birikmiş tutarın 5 milyar dolara ulaştığını belirtiyor.
Ancak İsrail, Filistin yönetiminin tutuklu ailelerine ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına yaptığı sosyal yardımları gerekçe göstererek bu paralara uzun süredir el koyuyor. ABD destekli yeni formüle göre ise bu devasa bütçenin bir kısmı, Filistin Yönetimi'nin "reform yapması" şartına bağlanırken, önemli bir bölümünün doğrudan Gazze geçiş yönetimine ve Barış Kurulu’na aktarılması öngörülüyor.
Filistin'in parasıyla Filistin'i dışlayan "Barış kurulu"
Trump’ın 20 maddelik Gazze planını finanse etmek için formüle edilen bu hamle, çok ciddi bir meşruiyet krizini de beraberinde getiriyor. Planın merkezinde yer alan Gazze Barış Kurulu'na İsrail davet edilirken ve Türkiye dahil birçok Müslüman ülke kurucu olarak süreçte yer alırken, paranın asıl sahibi olan Filistin Yönetimi kurulun dışında bırakıldı.
Kurulda Türkiye de Var: Reuters, daha önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Barış Kurulu sürecine katılacağını ve Türkiye'nin Davos'taki imza süreciyle birlikte bu girişimde rol oynadığını aktarmıştı.
Barış Kurulu’ndan üst düzey bir yetkili, bankalarda bloke tutulan paranın kimseye faydası olmadığını savunarak, "Bankada duran paranın Başkan’ın planına hiçbir katkısı yok. Tüm tarafların bu planı desteklemek için kaynaklarını seferber etmesini istiyoruz" sözleriyle fonların devredilmesi gerektiği imasında bulundu.
BM raportörü Albanese: "Bu üç kez hukuka aykırıdır, Filistin yağmalanamaz"
Söz konusu plana en sert ve net tepki, Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese’den geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden adeta ateş püsküren Albanese, ABD’nin planını "hukuk katliamı" olarak nitelendirdi ve şu ifadeleri kullandı:
ABD’nin İsrail’den Filistin vergi parasını ‘Gazze planı’na yönlendirmesini istemesi üç kez hukuka aykırıdır:
Paranın alıkonulması zaten yasa dışıdır.
Bu paranın başka yere yönlendirilmesi hukuka aykırı el koyma (yağma) anlamına gelir.
Bu sözde Gazze planı, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının toprağa gömülmesidir. Bu süreç derhal durmalı. Filistin yağmalanacak bir yer değildir!"
Planın önündeki büyük engeller
Trump’ın Gazze Özel Temsilcisi Nickolay Mladenov planlamaların ileri aşamada olduğunu kaydetse de, sahadaki gerçekler planın işleyişini zora sokuyor. Trump’ın 70 milyar dolarlık senaryosu; Hamas’ın tamamen silah bırakmasını, Gazze’nin teknokratlardan oluşan bir "Ulusal Komite" tarafından yönetilmesini ve yeniden inşanın Barış Kurulu denetiminde yapılmasını şart koşuyor.
Ancak Hamas’ın silah bırakmayı net bir dille reddetmesi, İsrail’in Gazze şeridindeki saldırılarına kesintisiz devam etmesi ve Filistin halkının kendi kaynakları ile geleceği üzerinde söz hakkının elinden alınması, bu projeyi savaş sonrası dönemin en büyük patlamaya hazır kriz başlığı haline getiriyor.





