Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA) Direktörü Edem Wosornu, çatışma bölgelerinde her 14 dakikada bir sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı.
"Gerçek kayıplar buzdağının görünmeyen kısmı"
BM Genel Sekreter Yardımcısı Tom Fletcher adına konuşan Edem Wosornu, can kayıplarına ilişkin verilerin sadece resmen belgelenebilen kısmı yansıttığını vurguladı. Ukrayna, Sudan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve işgal altındaki Filistin topraklarına dikkat çeken Wosornu, sahada yaşanan gerçek trajedinin çok daha büyük olduğunu ifade etti.
Savaşın yeni cephesi: Sağlık sistemi ve "Silah olarak açlık"
BM raporlarına yansıyan en çarpıcı detaylardan biri de hastanelerin ve insani yardım koridorlarının sistematik olarak hedef alınması oldu.
Oturumda öne çıkan küresel kriz başlıkları şunlar:
18 farklı çatışma bölgesinde, sağlık altyapısına ve personeline yönelik 1.350’den fazla saldırı düzenlendi. Savaşlar nedeniyle tam 147 milyon insan akut gıda güvensizliğiyle pençeleşiyor. Wosornu, gıdanın taraflar tarafından bilinçli bir "savaş silahı" olarak kullanıldığını belirtti. Batılı veya korunaklı coğrafyalarda yaşayan liderlere seslenen Wosornu, "Savaşın kendilerine asla ulaşmayacağına inananlar tehlikeli bir yanılsama içinde. Savaş ne sınır tanır ne de ayrıcalık"uyarısında bulundu.
Kızılhaç Başkanı Egger: "Kazara işkence diye bir şey yoktur"
Toplantının bir diğer konuğu olan Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Başkanı Mirjana Spoljaric Egger ise uluslararası hukukun ayaklar altına alınmasına sert tepki gösterdi. Orta Doğu ve Afrika Boynuzu'ndaki vahşete değinen Egger, askeri stratejilerin Cenevre Sözleşmeleri’ni fiilen devre dışı bıraktığını savundu.
Kasıtlı zulüm tesadüfen olmaz. Kazara işkence, kazara kötü muamele diye bir şey yoktur. Ortada sistematik bir hukuk ihlali var.
BM yetkilileri, ellerinde küresel düzeni koruyacak hukuk mekanizmalarının mevcut olduğunu hatırlatarak, uluslararası toplumdan "boş endişe açıklamaları" yerine ahlaki netlik ve askeri kararlılık talep etti.




