İran basını ve Mehr Haber Ajansı’na yansıyan detaylara göre, anlaşma maddeleri şimdiden uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından "ABD ve müttefiklerinin İran'a gizli savaş tazminatı ödemesi" olarak yorumlanmaya başlandı. İşte küresel dengeleri baştan aşağı değiştirecek o gizli taslağın şifreleri:

Rejim değişikliği masadan kalktı, füzelere dokunulmadı

Taslak metinde Washington’ın, İran’ın iç işlerine müdahale etmeme ve ülke egemenliğine saygı gösterme taahhüdünde bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, Batı’nın yıllardır dillendirdiği "rejim değişikliği" stratejisinin rafa kalktığı anlamına geliyor.

Askeri ve bölgesel dengeler açısından ise İran adeta istediğini aldı:

Balistik Füze Programı: ABD ve İsrail’in en büyük tehdit olarak gördüğü İran’ın füze kapasitesi, müzakere kapsamının tamamen dışında tutuldu.

Vekil Güçler (Direniş Ekseni): Hizbullah, Husiler veya Irak’taki İran destekli milis gruplara yönelik hiçbir kısıtlama ya da bağlayıcı madde taslakta yer almadı.

Ekonomik zafer: 25 milyar dolar nakit ve 300 milyar dolarlık dev paket!

Anlaşmanın en çok tartışılan ve "tazminat" yorumlarına neden olan kısmı ise ekonomik maddeler oldu. Taslağa göre:

25 Milyar Dolarlık Serbestlik: İran'ın uluslararası bankalarda dondurulan 24-25 milyar dolarlık varlığı serbest bırakılacak. Üstelik İran, bu paranın yarısı (yaklaşık 12 milyar dolar) nakit veya kredi hatları üzerinden kullanımına açılmadan nihai müzakere masasına oturmayacağını şart koştu.

Montella kötü haber verdi: Arda, Hakan Ve Kenan için şok açıklama!
Montella kötü haber verdi: Arda, Hakan Ve Kenan için şok açıklama!
İçeriği Görüntüle

300 Milyar Dolarlık Yeniden İmar Planı: ABD ve bölgesel müttefikleri, savaşın yarattığı fiziki ve ekonomik hasarı karşılamak üzere İran için en az 300 milyar dolarlık bir "Yeniden Yapılandırma ve Kalkınma Planı" sunacak.

Hürmüz Boğazı açılıyor, deniz ablukası kalkıyor

Savaşın küresel ekonomiyi vuran en büyük yan etkisi olan lojistik kriz de bu anlaşmayla çözülüyor. Taslağa göre, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukası 30 gün içinde tamamen kaldırılacak ve ABD bölgeye yeni askeri güç sevk etmeyecek.

Buna karşılık İran da Hürmüz Boğazı’nı yeniden ticari gemilere açacak. Ancak burada bir gri alan dikkat çekiyor: İran basını geçişlerin "İran düzenlemeleri ve hukuku" çerçevesinde olacağını belirtirken, Batı cephesi "koşulsuz seyrüsefer" özgürlüğü istiyor.

Nükleer karar 60 günlük "Gri alan"da

Anlaşmanın en kritik unsuru olan nükleer program konusunda ise kesin bir bitiş çizgisi yok. İran, nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhüdünü yinelerken; uranyum zenginleştirme oranları, mevcut stoklar ve tesislerin denetimi gibi en çetrefilli konular 60 günlük bir geçiş sürecine bırakıldı. Bu süreçte petrol ve petrokimya ürünlerine yönelik yaptırımlar askıya alınacak, İran enerji gelirlerine tam erişim sağlayacak.

Gözler 19 Haziran’da İsviçre’de!

ABD Başkanı Donald Trump’ın "anlaşma tamam" açıklamasına karşın, İsrail'in bu denkleme nasıl tepki vereceği ve Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların gerçekten durup durmayacağı henüz belirsizliğini koruyor.

Küresel siyaseti kökten sarsan bu mutabakatın resmi imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de yapılması planlanıyor. Tam metnin açıklanmasıyla birlikte, Ortadoğu'da yeni bir dönemin kapısı aralanmış olacak.