Karamahmutoğlu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarını hatırlatarak, bu olayların yalnızca faillerle sınırlı tutulamayacağını savundu. Ülkede güvenlik zafiyetinin sokaklardan okullara kadar yayıldığını belirten Karamahmutoğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve ilgili yetkililerin sorumluluk almadığını öne sürdü.

“Hükümet yük haline geldi”

Ekonomiden güvenliğe kadar birçok alanda yaşanan sorunlara dikkat çeken Karamahmutoğlu, mevcut yönetimin ülke için “taşınamaz bir yük” haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin mevcut koşullarla 2028’e kadar devam edemeyeceğini savunan Karamahmutoğlu, seçmenin yeniden söz söylemesi gerektiğini dile getirdi.

Dervişoğlu Almanya’da konuştu: Kimliksizleştirmeye izin vermeyiz
Dervişoğlu Almanya’da konuştu: Kimliksizleştirmeye izin vermeyiz
İçeriği Görüntüle

“Gülistan Doku ve faili meçhuller”

Karamahmutoğlu, yıllardır aydınlatılamayan Gülistan Doku dosyasına da değinerek, olayın sorumluluğunun hükümet ve ilgili kurumlarda olduğunu iddia etti. Ankara’da öldürülen Sinan Ateş cinayetiyle birlikte bu tür dosyaların halen netlik kazanmadığını söyledi.

“Yeni anayasa eleştirisi ve Öcalan iddiası”

Açıklamasında yeni anayasa tartışmalarına da yer veren Karamahmutoğlu, hükümetin önceliklerinin yanlış olduğunu savundu. PKK elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmaları eleştiren Karamahmutoğlu, böyle bir anayasanın toplum tarafından kabul görmeyeceğini ileri sürdü.

“ABD Büyükelçisi çıkışı”

Karamahmutoğlu, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack hakkında da dikkat çeken ifadeler kullandı. Barrack’ın açıklamalarını “küstah” olarak nitelendiren Karamahmutoğlu, diplomatik teamüller çerçevesinde geri çekilmesi gerektiğini savundu.

“Çevre politikaları da hedefte”

Giresun ve Muğla’daki maden sahaları ve çevre tartışmalarına da değinen Karamahmutoğlu, hükümetin doğa yerine şirketlerden yana tavır aldığını iddia etti. Özellikle Akbelen Ormanları ve Giresun’daki ruhsatlandırma süreçlerinin çevresel riskler doğurduğunu belirtti.