İlkay Gürler / Türk Havadis

Türkiye’de bağımlılıkla mücadelede önde gelen kurumlardan Yeşilay, çalışmalarını tütün, alkol, uyuşturucu, kumar ve teknoloji bağımlılığı olmak üzere 5 ana başlık altında yürütüyor. Kurumun sahadaki çalışmaları ve başvuru verileri, Türkiye’de bağımlılık türlerinin çeşitlendiğini ve bazı alanlarda artış yaşandığını ortaya koyarken, özellikle kumar ve teknoloji bağımlılığı dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

Yeşilay’a göre en riskli yaş grubunu 15–24 yaş arası gençler oluşturdu. Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) Müdür Yardımcısı ve Klinik Psikolog Mert Şerbetçi, Türk Havadis’e yaptığı değerlendirmede son yıllarda özellikle kumar bağımlılığının öne çıkan sorunlardan biri haline geldiğini belirterek, ailelerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmasının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.

Yedam 2

İnternet kullanımı yüzde 90’ı aştı: Uzmanlar ekran süresine dikkat çekti
İnternet kullanımı yüzde 90’ı aştı: Uzmanlar ekran süresine dikkat çekti
İçeriği Görüntüle

KUMAR VE TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI ÖNE ÇIKTI

Verilere göre, son yıllarda özellikle kumar bağımlılığı dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Klinik Psikolog Şerbetçi, merkeze yapılan başvurulardaki artışa dikkat çekerek, “Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine yapılan başvurulara baktığımızda, en yüksek başvuru oranlarından birinin kumar bağımlılığı nedeniyle gerçekleştiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Teknoloji ve internet bağımlılığının da giderek daha görünür hale geldiğini belirten Şerbetçi, özellikle gençler arasında sosyal medya, dijital oyun ve ekran kullanımının artmasının davranışsal bağımlılık riskini yükselttiğini söyledi. Şertbetçi, tütün bağımlılığının ise Türkiye’de en yaygın bağımlılık türlerinden biri olmayı sürdürdüğünü belirtti.

BAĞIMLILIKLA TANIŞMA YAŞI DÜŞTÜ

Yeşilay’ın sahadaki çalışmaları, bazı alanlarda bağımlılıkla tanışma yaşının daha erken dönemlere indiğini de gösterdi. Özellikle teknolojinin küçük yaşlarda kullanılmaya başlanması, çocuk ve gençlerin bağımlılık riskiyle daha erken karşılaşmasına yol açabildiği belirten Şerbetçi, “Bağımlılık açısından en riskli yaş grubu 15–24 yaş arası gençler olarak öne çıkıyor. Bu dönem, bireylerin kimlik gelişimi, sosyal çevre etkisi ve merak duygusunun yoğun olduğu bir dönem olduğu için risk faktörleri de daha yüksek olabiliyor.” dedi.

ÖNLEYİCİ ÇALIŞMALAR ÖNEM TAŞIYOR

Bağımlılıkla mücadelede önleyici çalışmaların kritik rol oynadığını vurgulayan Mert Şerbetçi, Yeşilay’ın özellikle erken yaştaki bireyler için önleyici çalışmalara büyük önem verdiğini belirtti.

Şerbetçi, bağımlılıkla mücadelede önleyici çalışmaların önemine de dikkat çekerek şunları söyledi:

“Türkiye genelinde yürütülen Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) kapsamında her yıl milyonlarca öğrenciye bağımlılık konusunda farkındalık eğitimleri veriliyor. Amaç, çocukların ve gençlerin bağımlılıkla hiç karşılaşmadan önce doğru bilgiye ulaşmasını ve koruyucu beceriler geliştirmesini sağlamak.”

BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE AİLE ROLÜ KRİTİK

Ailelerin çocuklarıyla kurduğu güçlü iletişimin ve onların sosyal çevresini yakından takip etmesinin risklerin erken fark edilmesinde belirleyici olduğunu vurgulayan Şerbetçi, “Riskli davranışların erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli durumlarda profesyonel destek alınması, bağımlılığın ilerlemesini önleyebilir” ifadelerini kullandı.

Gençlerin spor, sanat ve sosyal faaliyetlere yönlendirilmesinin sağlıklı yaşam alışkanlıklarının gelişmesine katkı sağladığını belirten Şerbetçi, bunun bağımlılık riskini azaltan önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. Destek mekanizmalarının kullanılmasının da önemli olduğunu dile getiren Mert Şerbetçi, ücretsiz psikolojik ve sosyal destek sunan Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) gibi kurumlara başvurulmasının hem bireylerin hem de ailelerin süreci daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olduğunu ifade etti.