Özel Haber / Tevhide İrem Zorlu

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılında sosyal dokudaki çatlak ortaya çıkyor. Evliliklerin azalması ve boşanmaların artmasıyla, toplum aile kurmaktan vaz mı geçiyor, yoksa “mutluluk” tanımı mı değişiyor. Prof.Dr.Barış Erdoğan’a göre gençler, evlilikten değil “kötü evlilikten” kaçıyor. İşte detaylar…

Vazgeçiş değil, seçim dönemi

Birçok kişinin düşüncesine nazaran Prof.Dr.Barış Erdoğan, istatistiklerdeki düşüşü toplumun evliliğe sırt çevirmesi olarak yorumlamıyor. Mevcut durumu “evliliğin daha seçici, temkinli ve pazarlıklı bir ilişki biçimine” dönüşmesi olarak tanımlayarak, “İnsanlar artık daha geç evleniyor, daha çok hesap yapıyor ve daha az tahammül ediyor. Evlilik kurumu ortadan kalkmıyor ama artık kutsal ve sorgulanmaz bir çerçeve olmaktan çıkıyor" diyerek sürecin artık eskisi gibi “yetişkinliğe geçişin otomatik bir durağı” olmadığını vurguladı.

Verilerin Perde Arkası Evliliğin Kimyası Neden Bozuluyor? Haber İçi̇ 3

“Kurum eski, beklentiler yeni”

Toplumdaki anlam kaymasına dikkat çeken Erdoğan, geçmişte aile kurmak ve toplumsal saygınlık kazanmak için yapılan evliliklerin yerini yeni kriterlere bıraktığını belirterek şunları kaydetti:

Evlilik eskiden daha çok aile kurmak, akrabalık bağını sürdürmek, toplumsal saygınlık kazanmak ve hayatı 'düzene koymak' anlamına geliyordu. Bugün bunlara bir de duygusal tatmin, kişisel uyum, karşılıklılık ve bireysel mutluluk beklentisi eklendi. Kanaatimce sorun da tam burada başlıyor. Kurum eski, ancak beklentiler yeni. İnsanlar artık sadece evlenmiş olmak için evlenmiyorlar. Kaliteli, iyi bir evlilik talep ediyorlar.

Ekonomik kriz mi, sosyolojik dönüşüm mü?

Evlilik yaşının erkeklerde ortalama 28,5 , kadınlarda ise 26’ya yükselmesinin tek asıl sebebinin ekonomik kriz süreci olmadığını belirten Erdoğan, “Bence toplumsal dönüşüm daha ağır basıyor. Ekonomik kriz bu süreci hızlandırıyor ama tek başına açıklamıyor. İnsanlar artık daha uzun eğitim görüyor, daha geç iş buluyor, daha geç ev kuruyor ve tek başına yaşamayı da daha görünür bir seçenek olarak deneyimliyor. Ortalama ilk evlenme yaşının 2025’te erkeklerde 28,5’e, kadınlarda 26,0’a çıkması da bunu gösteriyor.

Verilerin Perde Arkası Evliliğin Kimyası Neden Bozuluyor? Haber İçi̇ 2

Güçlü temeller, ekonomik kriz zamanlarını destekler!

Ekonomik stresin boşanma oranlarında etkili olup olmadığını da değerlendiren Erdoğan, "Kaba tabirle 'para yoksa boşanma olur' formülüne indirgemek doğru olmaz. Ekonomik stres evliliğin içindeki kırılganlıkları büyütür. Barınma sorunu, borç, düğün maliyeti, çocuk bakım gideri, işsizlik, güvencesiz çalışma, özellikle genç çiftlerin evliliğini daha ilk yıllarda zorlar. Fakat ekonomi çoğu zaman tek neden değil, görünmeyen eşitsizlikleri görünür kılan hızlandırıcıdır. Para daraldığında sadece bütçe değil, sabır da daralır. Ama güçlü temeller üzerine kurulmuş birliktelikler, ekonomik kriz zamanları daha da güçlenebilir” diyerek durumun psikolojik boyutuna da dikkat çekti.

Verilerin Perde Arkası Evliliğin Kimyası Neden Bozuluyor?

Kadınların çalışması boşanma nedeni değil!

Boşanma oranlarındaki artışta kadınların iş hayatına katılmasının artmasındaki etkisini değerlendiren Erdoğan, bu durumun eril bir dille “yuva dağılması” olarak tanımlanmasına karşı çıktığını belirterek şunları konuştu:

Ekonomik bağımsızlık, kadınlara kötü evliliklere mahkûm olmama imkânı veriyor. Eğitim ve gelir yükseldikçe ev içi eşitsizlik daha görünür hale geliyor. Yani kadınların çalışması boşanmanın nedeni değil, adaletsiz evlilik düzeninin artık daha fazla sorgulanmasının zeminidir.

Asıl sınav “ilk” yıllarda

TÜİK verilerine göre boşanmaların büyük bir kısmının ilk yıllarda olmasını da değerlendiren Erdoğan, bu süreci “gerçeklerle yüzleşme” diyerek tanımladı:

Balkanlardan Türkiye’ye çağrı: Okul üniforması için ihracat fırsatı
Balkanlardan Türkiye’ye çağrı: Okul üniforması için ihracat fırsatı
İçeriği Görüntüle

Evlilikler asıl sınavını ilk yıllarda verir. O dönemde romantik beklentiler ile gündelik hayatın gerçeklerinin hızla çarpıştığını taraflar görüyor, deneyimliyor. Ev içi emek paylaşımı, kayınvalide-kayınpeder çevresi, maddi baskılar, çocuk meselesi, mahremiyet sorunu, dijital kıyas kültürü... Eskiden insanlar mutsuz da olsa kalıyordu. Şimdi ise modern hayatın kültürel ortamı içinde çiftler bunları tolere etmiyorlar, sabır göstermiyorlar. Olmuyorsa yeni bir sayfa açmaya çok daha yatkınlar. İmkanlar da eskiye göre bu kararı almaya daha kolay izin veriyor.

Verilerin Perde Arkası Evliliğin Kimyası Neden Bozuluyor? Haber İçi̇ 4

“Toplum istatistikten daha hızlı değişir”

Önümüzdeki yıllarda evlilik oranlarının düşmeye devam edeceğini ve klasik modelin dışında yapıların yaygınlaşacağını öngören Erdoğan, “Bu, Türkiye’nin bir anda Batı Avrupa tipi bir ilişki rejimine geçeceği anlamına gelmiyor. Hukuki yapı, kültürel baskılar ve aile denetimi hâlâ güçlü. Buna rağmen birlikte yaşama, çocuksuz evlilik, geç evlilik, ikinci birliktelikler, ayrı evlerde sürdürülen ilişkiler gibi modellerin daha görünür hale gelmesi şaşırtıcı olmaz. Resmi istatistikler çoğu zaman bize yalnızca nikâhlı evlilikleri gösteriyor. Toplum ise istatistikten daha hızlı değişir” diyerek toplumun değişimine dikkat çekti.