Sağlık alanındaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, Türkiye’de yaşam tarzı kaynaklı sağlık sorunlarının arttığına dikkat çekti. Yılancıoğlu, koruyucu sağlık yaklaşımının yok denecek kadar zayıf olduğunu belirterek mevcut tabloyu değerlendirdi.

“SAĞLIKLI YAŞAM KÜLTÜRÜ ZAYIF, SAĞLIK OKURYAZARLIĞI DÜŞÜK”

Prof. Dr. Yılancıoğlu, Türk toplumunda sağlık konusuna yaklaşımın büyük ölçüde hastalık sonrası başladığını ifade etti. Yılancıoğlu değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Ülkemizde sağlıklı yaşam kültürü çok zayıf. Sağlık okuryazarlığı çok kötü düzeyde. İnsanlar hasta olana kadar kendilerine bakmıyor.”

BESLENME VE HAREKETSİZLİK RİSKLERİ ARTIRIYOR

Yılancıoğlu, sabah öğünlerindeki karbonhidrat ağırlığı, hareketsizlik ve stresin temel sağlık sorunlarına zemin hazırladığını belirtti:

“Sabah güne simit, poğaça gibi seçeneklerle başlanıyor. Tüm gün stres altında nefes dahi alınmıyor. Hareket ve egzersiz yok. Sonucunda hastalık kaçınılmaz oluyor.”

“HASTA TOPLUM ORTAYA ÇIKIYOR”

Bilim şaşırttı: Kırılgan çocukluk güç kanandırıyor!
Bilim şaşırttı: Kırılgan çocukluk güç kanandırıyor!
İçeriği Görüntüle

Koruyucu sağlık davranışlarının yaygınlaşmamasının toplum sağlığını doğrudan etkilediğini belirten Yılancıoğlu, durumu şöyle özetledi:

“Bu nedenle hasta bir toplum ortaya çıkıyor. Gelişmiş ülkelerde insanlar ‘nasıl hastalanmam’ diye çabalıyor; bizde böyle bir kültür yok.”

“HASTANE MUCİZE DEĞİL”

Prof. Dr. Yılancıoğlu, toplumun hastaneyi sorun çözücü bir kapı olarak gördüğünü ancak bunun gerçeği yansıtmadığını vurguladı:

“Hastane ve doktoru mucize zannediyoruz. Kötü haber şu: Hastaneye düştüğünüzde kurtuluş şansı sandığınız kadar yüksek olmayabilir. Önemli olan hastalanmamak.”

Yılancıoğlu, sağlıklı beslenme, egzersiz ve düzenli sağlık kontrolünün zorunlu olduğunu belirtti. Uzmanlar, Türkiye’de koruyucu sağlık politikasının güçlendirilmesi halinde hem hastane yükünün hem de sağlık harcamalarının ciddi şekilde düşeceğini belirtiyor.