CHP Şanlıurfa Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Türkiye’nin nükleer ve radyolojik tehditlere karşı hazırlık düzeyinin açıklığa kavuşturulması amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi verdi.

Tanal, son yıllarda Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada savaşların arttığını ve bölgede nükleer riskleri de barındırabilecek çatışmaların yaşandığını belirterek olası bir nükleer kaza, sızıntı ya da silah kullanımı durumunda Türkiye’nin hazırlık seviyesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

“Nükleer tehdit sınır tanımaz”

Nükleer tehditlerin yalnızca tek bir ülkenin sınırlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Tanal, rüzgâr, atmosfer ve coğrafi koşullar nedeniyle bu tür risklerin çok geniş alanları etkileyebileceğini ifade etti.

Tanal, Anayasa’nın 5’inci maddesinin devlete vatandaşın yaşam hakkını ve maddi-manevi varlığını koruma yükümlülüğü getirdiğini hatırlattı.

Tanal’dan İBB davasında itirafçı baskısı iddiası
Tanal’dan İBB davasında itirafçı baskısı iddiası
İçeriği Görüntüle

Ayrıca 17’nci maddenin yaşam hakkını, 56’ncı maddenin ise sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına aldığını vurguladı.

“Birçok sığınak nükleer tehdide karşı yetersiz”

Türkiye’de bina altlarında bulunan birçok sığınağın nükleer ve radyolojik tehditlere karşı teknik açıdan yeterli olmadığını ifade eden Tanal, havalandırma, filtreleme ve radyasyon yalıtımı gibi hayati standartların çoğu sığınakta bulunmadığını söyledi.

Tanal, bu nedenle Meclis’e verdiği soru önergesiyle şu kritik konuların açıklığa kavuşturulmasını istedi:

  • Türkiye’nin nükleer ve radyolojik risklere karşı ulusal bir hazırlık planı olup olmadığı

  • Mevcut sığınakların kaç vatandaşı koruyabilecek kapasitede olduğu

  • Sığınakların teknik yeterlilik ve denetim durumunun ne olduğu

  • Olası bir nükleer olayda vatandaşların nasıl korunacağı ve nasıl tahliye edileceği

“Hayati bir mesele kurumlar arasında geçiştirilemez”

Cumhurbaşkanlığı tarafından TBMM’ye gönderilen yanıtta söz konusu konuların Cumhurbaşkanlığı’nın değil ilgili bakanlıkların görev alanına girdiğinin ifade edildiğini belirten Tanal, bu yaklaşımı eleştirdi.

Tanal açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşlarımızın can güvenliği ve yaşam hakkı gibi hayati bir mesele, kurumlar arasında sorumluluğun yönlendirilmesiyle geçiştirilemez.”

“Devlet riskleri açıkça açıklamalı”

Bölgede savaşların sürdüğünü ve nükleer risklerin konuşulduğu bir dönemin yaşandığını belirten Tanal, devletin bu konuda şeffaf davranması gerektiğini söyledi.

Tanal, Türkiye’nin nükleer ve radyolojik risklere karşı hazırlık düzeyi, sığınak kapasitesi ve kriz planlarının kamuoyuna açık şekilde açıklanması gerektiğini vurguladı.

“Devletin en temel görevi vatandaşının yaşam hakkını korumaktır.”