Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı “İstatistiklerle Çocuk” bülteni, Türkiye’de çocuk nüfusun hem büyüklüğünü hem de dönüşen yapısını ortaya koydu. 86 milyonluk nüfusun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluştururken, çocukların toplam nüfus içindeki payı %24,8 olarak hesaplandı.
Bu oran, 1970’te %48,5 seviyesindeyken yıllar içinde kademeli olarak düşerek bugünkü seviyesine geriledi.
Çocuk nüfus azalıyor, Türkiye yaşlanıyor
TÜİK verilerine göre mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde çocuk nüfus oranı 2030’da %22,1’e, 2040’ta %17,9’a, 2100’de ise %14,5’e kadar gerileyebilir.
Daha düşük doğurganlık senaryosunda bu oran %10’un altına inerken, doğurganlığı artırıcı politikaların etkili olması durumunda bile uzun vadede çocuk nüfusun payı %18-19 bandında kalıyor. Bu tablo, Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfus yapısına doğru ilerlediğini gösteriyor.
Türkiye, Avrupa’dan daha genç ama riskler daha büyük
Türkiye’nin çocuk nüfus oranı %24,8 ile Avrupa Birliği ortalaması olan %17,6’nın üzerinde bulunuyor. Ancak bu “genç nüfus avantajı”, sosyal göstergelerde aynı ölçüde güçlü görünmüyor.
Örneğin çocukların %36,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Bu oran genel nüfusta %27,9 seviyesinde kalıyor. Yani çocuklar, ekonomik kırılganlıktan en fazla etkilenen grup olmayı sürdürüyor.
Şanlıurfa zirvede, Tunceli dipte
İllere göre dağılım incelendiğinde çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il %43,3 ile Şanlıurfa oldu. Şırnak ve Mardin de listenin üst sıralarında yer aldı.
En düşük oran ise %15,9 ile Tunceli’de kaydedildi. Edirne ve Kırklareli de düşük çocuk nüfus oranına sahip iller arasında yer aldı.
Eğitimde yüksek katılım, ancak eşitsizlik sürüyor
Eğitim göstergeleri çocuk nüfus açısından olumlu bir tablo ortaya koysa da yapısal sorunlar dikkat çekiyor.
- Beş yaş net okullaşma oranı %82,5
- İlkokulda %95,4
- Ortaokulda %89,1
- Ortaöğretimde %82,9
İlkokul tamamlama oranı %98,6’ya ulaşırken, ortaöğretimde bu oran %81,3’e geriliyor. Ayrıca özel eğitim alan öğrencilerin oranı %3,4 olarak hesaplandı.
Sağlık ve yaşam süresinde iyileşme
Bebek ölüm hızı 2009’da binde 13,9 iken 2024’te binde 9,0’a geriledi. Beş yaş altı ölüm hızı da binde 11,1’e düştü.
Beklenen yaşam süresi doğuşta 78,1 yıl olurken, 15 yaşındaki bir çocuk için kalan yaşam süresi ortalama 64,3 yıl olarak hesaplandı.
Çocukların en büyük riski: Yoksulluk ve şiddet
Veriler, çocukların yalnızca ekonomik değil, sosyal risklerle de karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
2024 yılında 1-17 yaş grubunda en fazla ölüm nedeni dışsal yaralanma ve zehirlenmeler oldu. Bu nedenle hayatını kaybeden çocuk sayısı 1.538 olarak kaydedildi.
Öte yandan boşanma davalarında velayetin %74,6’sı anneye verilirken, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 olarak açıklandı.




