Psychological Reports dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analiz çalışması, 33 bilimsel araştırmayı inceleyerek güvenli bağlanmanın yetişkinlikte psikolojik dayanıklılıkla anlamlı düzeyde ilişkili olduğunu belirledi. Meta-analizde yer alan bulgular, güvenli bağlanmanın stres yönetimi ve duygusal esneklik üzerinde önemli etkiler yarattığını gösteriyor.
“EARNED SECURİTY”: SONRADAN KAZANILAN GÜVEN
Araştırmada “earned security” adı verilen bir kavram öne çıktı. Çocuklukta güvenli bağlanma geliştiremeyen bireylerin, ilerleyen yaşlarda kurdukları sağlıklı ilişkiler sayesinde güven duygusunu yeniden inşa edebildikleri belirlendi. Üstelik bu bireylerin işlevsel düzeyleri, çocukluktan itibaren güvenli bağlanan bireylerle büyük ölçüde benzerlik gösteriyor.
KORUYUCU İLİŞKİLER ANNE-BABAYLA SINIRLI DEĞİL
Literatüre göre koruyucu etki yalnızca birincil bakım verenle kurulan bağlılığa bağlı değil. Öğretmenler, geniş aile üyeleri, terapistler, romantik partnerler ve yakın sosyal çevre gibi figürlerin de güvenli bağlanma sürecinde etkili olabileceği ifade ediliyor. Araştırmacılar, bu tür ilişkilerin beynin stres tepkilerini düzenlediğini ve sosyal güven duygusunu güçlendirdiğini vurguluyor.
DAYANIKLILIĞIN DİNAMİK YAPISI
Meta-analiz, psikolojik dayanıklılığın doğuştan gelen sabit bir özellik olmadığını; sosyal etkileşimler, duygusal deneyimler ve yaşam boyu kurulan ilişkiler tarafından şekillenen dinamik bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar için yeni bir değerlendirme çerçevesi sunuyor.




