Özel Haber / Tevhide İrem Zorlu
Fotoğraf / Ebru Şahin
Yapay zeka; heykelden resme, sinemadan fotoğrafa kadar hemen her disipline sızdı. Üretimden tüketime kadar uzanan süreçte "etik" ve "nitelik" kavramları yeniden tanımlanırken, dünya dijital platformlarda sanatın daha arka planda olduğu, seçiciliğin yerini ise pasif tüketime bıraktığı bir dönem geçiriyor. Türk Havadis'e konuşan Sanatçı Okan Bayülgen, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ses DNA'sı" tekliflerini reddediyor!
Seslendirme dünyasında yapay zekanın "ses klonlama" girişimlerine maruz kaldığını belirten Bayülgen, bu tür teklifleri reddettiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
Gel senin ses DNA'nı bize ver, hakkını biz de kullanalım, bunun her yerde tekliflerini çok alıyorum. Ama zaten izin almaya kalkanlar efendi insanlar; maksat izin almaya bile gerek duymayanlar. Bugün Türkiye'de çok önemli sesleri abuk sabuk sosyal medya reklamlarında konuşturuyorlar. İleride bunları engellemek için avukat paraları ödeyeceğiz. Aslında sistem kendi ekosistemini doğuracak; yapay zeka hukukçusuna gideceğiz ve 'sesimizi kopyaladı' diye dava açacağız.

"Erimiş, bitmiş, çürümüş beyinli..."
Müzik dünyasındaki değişimi, dinleyicinin "seçicilikten uzaklaşması" olarak tanımlayan Bayülgen, günümüzdeki tüketim kültürünü sert bir dille eleştirerek, "Özellikle müzikte dinleme eylemini ortadan kaldırdılar. 'O kim, kimi çalıyorsun?' diye sorduğumda, 'Önemi yok ki, ses olsun diye açtım' diyorlar. E şimdi, bu 'ses olsun' diye yapılan şey nedir? Duvara asılan 'resim olsun' diye konulan tablodan ne farkı var? Bu kadar erimiş, bitmiş, çürümüş beyinli, hiçbir konuda seçici olmayan bir kitleyle, sanatçının kurduğu ilişki kopuyor" ifadelerini kullandı.
Safkan kalan tek alan: Tiyatro
Yapay zekanın heykel, resim ve sinema gibi birçok disiplini dönüştürdüğünü ifade eden Bayülgen, sinemada Paul Newman gibi efsaneleşmiş isimlerin yapay zeka kopyalarının kullanılmasını etik bir tartışma konusu olarak gördüğünü ancak tiyatronun bu teknolojik saldırı karşısında direncini koruduğunu belirterek sözlerini noktaladı:
Yapay zeka sinemada, resimde her şeyi yapıyor ama tiyatroda bu aşamada safkan kalabiliyor. Yine de dünyadan umudu kesmiyoruz. Ancak şunu unutmamak gerek: İyi sanat ve inovatif sanat; bunların adresi hiçbir zaman bütün insanlık ya da çok büyük topluluklar olmamıştır. Kaliteyi içeren her şeyin hedef kitlesi her zaman nüfusun azınlığıdır.




