Özel Haber: İlkay Gürler
Deprem güvenliğinde en sık yapılan hatanın kontrol mekanizmalarının eksik işlemesi olduğunu belirten Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Genel Başkanı Nazmi Şahin, sistemde yer alan paydaşların görevlerini tam ve doğru biçimde yerine getirmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. Şahin’e göre sorun çoğu zaman mevzuattan değil, uygulamadaki ihmallerden kaynaklanıyor.
“EN BÜYÜK KAYIP ZAYIF BİNALARDA”
Ankara’nın doğrudan yüksek riskli deprem kuşağında olmadığını ancak çevredeki fay hatlarından etkilenebildiğini belirten Şahin, “Depremlerde en büyük kaybı zayıf, mühendis kontrolünde yapılmamış binalarda yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
YÖNETMELİK ÖNCESİ YAPILAR DAHA RİSKLİ
Ankara’daki yapısal risklere dikkat çeken Şahin, riskin özellikle eski binalarda yoğunlaştığını vurguladı. “1998 ve 2007 yönetmeliğinden önce yapılan, 50–60 yıllık ve ömrünü doldurmuş binalarda risk daha yüksek. Bu yapılar için kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmaları yapılabilir” şeklinde konuştu.
ZEMİN VE YAPI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ
Depremde yıkımı belirleyen unsurun tek başına zemin ya da yapı kalitesi olmadığını söyleyen Şahin, iki faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Zeminle yapıyı ayıramazsınız. Yanlış zemine doğru yapı da risklidir, doğru zemine yanlış yapı da. Zemin analizleri yapılmalı ve proje buna göre hazırlanmalı” dedi.
DOĞRU UYGULAMA BİNAYI AYAKTA TUTAR
Aynı sokakta bazı binaların yıkılırken bazılarının ayakta kalmasına da değinen Şahin, doğru uygulamanın fark yarattığını söyledi. Nitelikli usta, sürekli sahada bulunan şantiye şefi, iyi müteahhit ve etkin yapı denetiminin binanın dayanımını ciddi biçimde artırdığını ifade etti. Belediyelerden malzeme üreticilerine kadar tüm paydaşların sorumluluğunu eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.




