Görevden tedbiren uzaklaştırılan Özgür Özel, partideki yetkisini ve meşruiyetini vurgulamak adına Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerini TBMM çatısı altında acil toplantıya çağırdı.
Kritik zirve sürerken gözler, salı günü yapılması planlanan ve liderlik krizinin sahneye taşınacağı tahmin edilen CHP grup toplantısına çevrildi.
"Salı gününün diğer salılardan bir farkı yok"
Toplantı öncesinde TBMM’de basın mensuplarının karşısına geçen CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, gazetecilerin sıcak gündeme dair sorularını yanıtladı. Emir, salı günü yapılması beklenen grup toplantısına ilişkin tartışmalara tüzük ve yönetmelik hatırlatmasıyla net bir yanıt verdi:
Yönetmeliğimize, tüzüğümüze ve Meclis teamüllerine göre Grup Yönetim Kurulu, Grup Genel Kurul toplantısının saatini belirler, gündemini ve zamanını belirler ve yapar. Bu yasal zemin 100 yıllık partide ben kendimi bildim bileli var. Önümüzdeki salının daha önceki salılardan bir farkı yoktur.
Kılıçdaroğlu’nun itirazına rest: Tartışmaya yer yok
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Özgür Özel'in TBMM’deki "Grup Başkanı" sıfatıyla seçilmesine yönelik yaptığı resmi itiraz dilekçesi de Murat Emir’e soruldu. Dilekçenin içeriğini henüz inceleme fırsatı bulamadığını belirten Emir, şu ifadelerle Kılıçdaroğlu cephesine kapıyı kapattı:
O başvurunun içeriğini bilmiyorum, değerlendirmeye fırsatım olmadı ama 100 yıllık partinin buradaki geleneği, tüzüğüdür. Buna baktığınız zaman durum son derece açık; bu nedenle bizim açımızdan bir tartışmaya yer yok.
"Saray'ın CHP'sini yaratmaya çalışanlara karşı bir mücadele var"
Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemde dile getirdiği “FETÖ ve ajanlık” tartışmalarına yönelik açıklamalarına da sert tepki gösteren Emir, mevcut yönetim kadrolarına yönelik iddiaları kesin bir dille reddetti. Bu suçlamaların arkasındaki asıl niyetin partinin iradesini gaspetmek olduğunu savunan Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Partimizde bununla ilgili suçlamaya muhatap olacak hiç kimse olmamıştır. Bu tartışmalar, bu iftiralar öteden beri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve onun çalışma ekibine o kesimler tarafından yapılagelmiş; bildiğimiz, bayatlamış ve eskimiş iftiralardır. Bunlar üzerinden tartışmayı başka noktalara çekmek olanaklı değildir.
Burada sandığına sahip çıkan, milletin iradesine sahip çıkan, hukuku arayan, kurultay isteyen ve partiyi ancak partililerin seçtiği kadroların yöneteceğine inanan yapılar var. Yaşananlar, onlarla Saray'ın CHP'sini yaratmaya çalışanlar arasındaki bir mücadeledir."





